Balcıoğlu'ndan 2025 İmzası: Kız Yurdu, Taziye Evi, Emekli Lokali, Huzur Evi ve Ücretsiz HPV Aşısı ile Silivri'de "İlklerin" Raporu!

ABONE OL

Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu, Nisan ayı Belediye Meclis Toplantısı III. Toplantısında 2025 yılı Faaliyet Raporunu sundu. 2025 yılını konuşurken sadece ne yaptıklarını anlatmanın yeterli olduğuna inanmadığını ifade eden Başkan Balcıoğlu, 'Ben aynı zamanda o işleri nasıl bir kurumsal zemin üzerinde, hangi mali baskılar altında ve hangi yapısal sorunlarla mücadele ederek yaptığımızı da açıkça konuşmak zorunda olduğumuzu düşünüyorum. Biz görevi devraldığımızda karşı karşıya olduğumuz tabloyu ilk yılımızda milletimizle açık yüreklilikle paylaşmıştık. Bugün ise artık o tablonun, ikinci yılımızda belediyemizin yönetim kapasitesine nasıl yansıdığını konuşuyoruz' dedi.

Görevi devraldığında ötelenmiş yükleri olan, finansal zemini tam kurulmadan başlatılmış işleri bulunan ve çözümü yıllarca ertelendiği için bugüne taşınmış, bazıları 20-30 yıllık yapısal sorunlara dönüşmüş bir kurumsal miras gördüğünü söyleyen Başkan Balcıoğlu, “Burada hakkaniyetli bir cümleyi özellikle kurmak isterim, taş üstüne taş koyandan Allah razı olsun. Benim siyaset anlayışım, geçmişte yapılmış her işi toptan inkâr ederek kendine alan açan bir anlayış değildir. Bu kente kim emek verdiyse, kim bir katkı sunduysa, ona teşekkür etmek bir belediye başkanının boynunun borcudur” diye konuştu. Başkan Bacıoğlu, bu tabloyu hiçbir zaman bir mazeret olarak okumadığını, toparlanmanın mecburi başlangıç noktası olarak okuduğunu kaydetti.

Çalışmaya başlarken öncelikleri yeniden belirlediklerini, zorunlu olanla ertelenebilir olanı birbirinden ayırdıklarını, ihtiyaç ile gösteriş arasına net bir çizgi çektiklerini aktaran Başkan Balcıoğlu, “Gelir-gider dengesini güçlendirmeye, ödeme disiplinini sağlamaya, kaynak kullanımında verimliliği artırmaya ve belediyemizi daha öngörülebilir bir mali yapıya kavuşturmaya odaklandık. İnanıyorum ki bu çalışmaların meyvesini 2026 yılında toplamaya başlayacağız. 2025 yılı boyunca bir taraftan vatandaşımıza kesintisiz hizmet üretirken, diğer taraftan geçmişten devreden bu yükleri yönetmek zorunda kaldık. Bir tarafta vatandaşımızın haklı beklentileri vardı, diğer tarafta belediyemizin mali nefesini daraltan birikmiş sorumluluklar vardı. Bir tarafta günlük hizmetlerin aksamadan sürmesi gerekiyordu, diğer tarafta kurumsal disiplini yeniden tesis etme zorunluluğu vardı” şeklinde konuştu.

2025 yılındaki sorunların sadece geçmişten gelen borçlar olmadığını ifade eden Başkan Balcıoğlu, “Ülke ekonomisinin ağır şartları da yerel yönetimlerin hareket alanını daraltan ikinci büyük baskı alanı oldu” dedi.

“Vatandaşın ödeme gücü daraldığında ise yerel yönetimlerin tahsilat kapasitesi de doğrudan etkileniyor”

Başkan Balcıoğlu, bir belediyenin bütçesinin ülke ekonomisinden bağımsız okunamayacağını belirterek, “Bir belediyenin nefesini sadece kendi gelir cetveli belirlemez. Küresel belirsizlikler, ticaret gerilimleri, yakın coğrafyamızdaki çatışmalar, enerji maliyetleri, finansmana erişim koşulları, faiz düzeyi ve vatandaşın alım gücü; bunların hepsi dönüp dolaşıp belediyenin hizmet kapasitesine yansır. 2025 yılı da tam olarak böyle bir yıl oldu. Dünya ekonomisine baktığımızda bunu açıkça görüyoruz. Dünya Bankası, 2025 yılında yükselen ticaret gerilimleri ve artan politika belirsizliği nedeniyle küresel büyümenin aşağı yönlü baskı altında olduğunu ortaya koydu.

OECD, yeni ticaret engelleri ve artan belirsizliğin büyüme görünümünü zayıflattığını vurguladı. IMF de Orta Doğu ve çevre coğrafyada süren jeopolitik gerilimlerin ciddi risk oluşturduğunu açıkça ifade etti” diye konuştu.

Resmî verilere göre ekonominin 2025 yılında yüzde 3,6 büyüdüğünü, Aralık ayında tüketici enflasyonu yüzde 31 olarak gerçekleştiğini, konut giderlerinde artış yüzde 50, ulaştırmada yüzde 29, gıda ve alkolsüz içeceklerde ise yüzde 29 olduğunu, Merkez Bankası yıl sonunda politika faizinde bir miktar indirime gitmiş olsa da, yıl boyunca finansmana erişim maliyeti hem kamu hem özel sektör açısından yüksek kaldığını anlatan Başkan Balcıoğlu, şunları söyledi:

“İstihdam tarafındaki tablo da bunu tamamlıyor. TÜİK, 2025 yılı işsizlik oranını yüzde 8,3 olarak açıkladı. Ama geniş tanımlı işsizliğe baktığınızda, özellikle kadınlar açısından tablonun çok daha ağır olduğunu görüyoruz. Demek ki mesele sadece iş bulmak değil, düzenli, güvenceli ve insan onuruna yaraşır bir geçim imkânına ulaşabilmektir. Bu tablo İstanbul’da da, Silivri’de de çok daha görünür hale geldi. İstanbul Planlama Ajansı’nın araştırmasına göre dört kişilik bir ailenin ortalama yaşam maliyeti 2025 yılının başında 82 bin 880 lira iken, Eylül ayında 102 bin 45 liraya yükseldi. Yani sadece dokuz ay içinde yaklaşık 19 bin liralık bir artış yaşandı. Bu rakamlar sadece bir istatistik değildir. Silivri açısından tüm bu tabloları ayrıca dikkatle okumak zorundayız.

Çünkü Silivri sıradan bir ilçe değildir; aynı zamanda büyük bir üretim alanıdır. Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi Aralık 2025 itibarıyla yıllık yüzde 36 artmış olması, inşaat maliyet endeksinin yıllık yüzde 23, işçilik maliyetlerinin ise yüzde 31 artması bize çok net bir şey söylüyor. Silivri’de ekonomik baskı sadece markette hissedilmedi.

Tarlada hissedildi. Pazarda hissedildi. Şantiyede hissedildi. Belediyenin yolunda, kaldırımında, parkında, altyapı yatırımında hissedildi. Buna bir de yeniden değerleme oranlarından kaynaklanan vergi, harç ve kamusal yük baskıları eklendiğinde, vatandaşın ödeme gücü daha da daraldı. Vatandaşın ödeme gücü daraldığında ise yerel yönetimlerin tahsilat kapasitesi de doğrudan etkileniyor.”

Tasarruf tedbirleri ve belirsizlik ikliminden de söz eden Başkan Balcıoğlu, “Silivri gibi geniş bir hizmet coğrafyasında bunun etkisi çok daha ağır hissediliyor. Çünkü burada mesele sadece bir kalemin kısılması değildir. Burada mesele; kırsaldan merkeze, sahilden mahallelere kadar uzanan hizmet zincirinin tamamının etkilenmesidir” dedi.

Başkan Balcıoğlu, yüksek maliyetlerin, finansmana erişimdeki zorlukların ve sıkı para politikasının doğal olarak özel sektörün de daha temkinli davranmasına yol açtığını vurgulayarak, “Uzun vadeli iş birlikleri, sponsorluklar, sosyal katkılar ve gönüllü destek mekanizmaları böyle dönemlerde daha yavaş işler. Bu sadece Silivri’ye özgü bir durum değildi. Bu, içinde bulunduğumuz ekonomik iklimin yerel düzeydeki doğal sonucuydu. Ama ben ve yol arkadaşlarım bu tabloyu hiçbir zaman geri çekilmenin gerekçesi yapmadık. Sosyal belediyecilikten vazgeçmedik. İnsana dokunan hizmeti yük değil, kamusal sorumluluk olarak gördük. Biz hukukun, dürüstlüğün ve kamu yararının sınırları içinde kalarak; Silivri’nin ihtiyacını önceleyen her işe imza atmaya devam ettik. Çünkü benim için belediyecilik, rahat zamanda proje yapmak değil; zor zamanda kamu vicdanını ayakta tutabilmektir” ifadelerine yer verdi. Kesintilere, belirsizliklere rağmen Silivri’de hizmetin durmadığının altını çizen Başkan Balcıoğlu, yapılan işi anlatmak kadar, o işin hangi şartlar altında yapıldığını anlatmanın da bir kamu sorumluluğu olduğunu söyledi.

“2025’i Silivri’de ilklerin belediyeciliğinin kurumsallaşmaya başladığı yıl olarak görüyorum”
2025 yılını sadece hizmetlerin sürdüğü bir yıl olarak görmediğini belirten Başkan Balcıoğlu, “Ben 2025’i, Silivri’de ilklerin belediyeciliğinin kurumsallaşmaya başladığı yıl olarak görüyorum. Çünkü bu yıl biz belediyeciliği yalnızca asfaltla, kaldırım taşıyla, temizlikle, ruhsatla, evrakla sınırlamadık. Elbette rutin hizmetler önemlidir.

Çöp toplanacak, yol yapılacak, park bakılacak, ruhsat verilecek. Bunlar zaten belediyenin görevidir. Ama günümüzde belediyecilik burada bitmiyor. Günümüzde belediyecilik; sosyal dayanıklılığı büyütmek, eşitsizliği azaltmak, fırsatları çoğaltmak, gençlerin ve kadınların önünü açmak ve kamusal hizmeti insan onuruna yakışır hale getirmek zorundadır. Belediyeciliği; sosyal adaletle, kamusal eşitlikle, kadın sağlığıyla, gençlerin geleceğiyle, emeklilerin yaşam hakkıyla, mahalle dayanışmasıyla ve çağdaş kent yönetimiyle birlikte ele aldık” diye konuştu.

“Benim için ilk olmak, eksik bırakılmış bir alanda sorumluluk almak demektir”

Hizmete açılan ilkleri anlatan Başkan Balcıoğlu, şöyle konuştu:

“Gazi Evi ve Muhtarlık Binası, Kent Lokantası, Asef Çoban Taziye Evi, Emekli Lokali, Velalı Hala Huzur Evi, Çeltik Sosyal Tesisi ve Gümüşyaka Sosyal Tesisi… Bunlar, bu kentte dayanışmayı büyüten, sosyal yaşamı güçlendiren adımlardır. Yine aynı şekilde inşaatları devam eden, Leyla & Mehmet Sökmen Kız Yurdu, E-Spor Merkezi, Gençlik ve Kültür Merkezi, Akman Çocuk Etkinlik Merkezi ve Spor Adası… Bunlar, Silivri’nin yarınına verdiğimiz sözün karşılığıdır. Ücretsiz HPV aşısı, kahvaltı desteği, ücretsiz un dağıtımı, sosyal tesisler, akıllı atık sistemi, NFC sistemi ve ABİS de şunu göstermiştir, biz belediyeciliğin sınırını büyüttük. Çünkü mesele sadece yeni bir hizmet başlatmak değildir. Mesele, ihtiyacı doğru görmek ve o ihtiyaca adil, insanca, çağdaş bir cevap verebilmektir. Kent Lokantası açıyorsanız, dar gelirlinin sofrasına dokunuyorsunuz demektir. Kız yurdu yapıyorsanız, bir gencin eğitim yolunu güçlendiriyorsunuz demektir. Kreş açıyorsanız, bir annenin yükünü hafifletiyorsunuz demektir. Ücretsiz HPV aşısı sağlıyorsanız, halk sağlığını yerel yönetimin sorumluluğu olarak görüyorsunuz demektir. E-Spor Merkezi ve Spor Adası kuruyorsanız, gençlere “Biz sizi görüyoruz” diyorsunuz demektir. Emekli Lokali açıyorsanız, yaş almış büyüklerimize siz bizim başımızın tacısınız diyorsunuz demektir.”

Bu hizmetleri tabela asmak için yapmadıklarını dile getiren Başkan Balcıoğlu, “Benim için ilk olmak, eksik bırakılmış bir alanda sorumluluk almak demektir. Yıllardır yapılamayanı yapmak demektir. Belediyeciliğin ezberini bozmak demektir. Bir broşürde güzel dursun diye yapmadık. İhtiyaç olduğu için yaptık. Çünkü Silivri artık mevcutla yetinen bir ilçe değil, Silivri daha iyisini isteyen, daha nitelikli hizmeti hak eden büyük bir kenttir. Biz de bu talebin gerisinde kalmadık; o talebe yön vermeye çalıştık. Ve bugün gönül rahatlığıyla söylüyorum, artık Silivri’de belediyecilik denildiğinde sadece klasik hizmetler anlaşılmıyor, sosyal adalet, eşitlik, eğitim, sağlık, gençlik, dayanışma ve kamusal vicdan da anlaşılıyor” dedi.

 “Belediyecilikte bazen vatandaş yapılan işi görmez ama sonucunu hisseder”

Yağmur suyu altyapısında farklı çaplarda toplam 2 bin 506 metre hat imalatı gerçekleştirildiğini, 85 adet yağmur suyu ızgarası, 75 adet baca montajı yaptıklarını, bunun yanında 1.260 adet yağmur suyu ızgarasının temizliğini, 1.250 metre kanal temizliğini ve yüzlerce bakım-onarım işlemini tamamladıklarını, sadece görünen yüzeyi değil, kentin görünmeyen omurgasını da güçlendirdiklerini ifade eden Başkan Balcıoğlu, “Çünkü belediyecilikte bazen vatandaş yapılan işi görmez; ama sonucunu hisseder. Yağmur yağdığında su baskını yaşanmıyorsa, çocuklar çamur içinde yürümüyorsa, yol çökmesi olmuyorsa, günlük hayat aksamıyorsa; işte orada belediye görevini yapıyor demektir. Yol ve üstyapı çalışmalarında da 2025 yılı boyunca yoğun bir mesai yürüttük. Toplam 10 bin ton asfalt kullandık. Mineral yüzeyli beton parke, parke taşı, asfalt ve asfalt kırığıyla 105 bin 347 metrekare yeni yol yaptık. 19 bin 430 metrekare yeni yol açtık. 27 bin 551 metrekare parke tamiri, 11 bin 784 metrekare kaldırım imalatı ve 530 bin metrekareyi aşan zemin iyileştirmesi gerçekleştirdik” diye konuştu.

Silivri’nin çok büyük bir alan olduğuna dikkat çeken Başkan Balcıoğlu, “Güngören’i düşünün. Siz 10 bin ton asfaltı Güngören gibi bir ilçede kullandığınızda, ilçenin belki’de bir mahallesinin yüzde 70 yüzde 80’ini asfaltla kaplarsınız. Ama Silivri’de aynı asfalt, merkeze de gider, kırsala da gider, ana yola da gider, mahalle içine de gider. Yani aynı rakam burada çok daha geniş bir alana yayılmak zorunda. Silivri’de belediye, idari bakımdan bir ilçe ama hizmet ölçeği bakımından birçok ilçenin toplamı kadar hatta bir ilin büyüklüğü kadar bir alana hizmet veriyor. O yüzden burada attığınız asfalt bazen vatandaşa “yetmedi” gibi görünür. Mesele çalışılmaması değil; çalışmanın çok büyük bir coğrafyaya dağılmasıdır” şeklinde konuştu.

Kentsel yaşam kalitesinin bir başka önemli boyutunun da kamuya açık sosyal tesisler ve hizmet binaları olduğunu aktaran Başkan Balcıoğlu, “Ben bir kentin sadece yollarla, kaldırımlarla, binalarla değil; insanların bir araya gelebildiği, nefes alabildiği, destek gördüğü, kendini güvende hissettiği ortak yaşam alanlarıyla güçlendiğine inanıyorum. Bu anlayışla 2025 yılı boyunca Silivri’mize çok sayıda sosyal ve kamusal alan kazandırdık, bazılarını hizmete açtık, bazılarını tamamlanma aşamasına getirdik, bazılarını da açılışa hazır hale getirdik” ifadelerini kullandı.

Başkan Balcıoğlu, 2025 yılında Gençlik ve Kültür Merkezi projesinin kaba inşaatını tamamladıklarını, 4 bin 207 metrekare alan üzerine kurulu, toplam 13 bin 291 metrekare kullanım alanına sahip bu merkezin tamamlandığında gençlerin eğitimden kültür-sanata, spordan kişisel gelişime kadar birçok alanda kullanacağı çağdaş bir yaşam alanı olacağını vurguladı. Selimpaşa Emekli Lokali’ni ve Büyükkılıçlı Emekli Lokali’ni hayata geçirdiklerini belirten Başkan Balcıoğlu, “Gümüşyaka Emekli Lokali’ni ise açılışa hazır hale getirdik. Velalı Hala Huzurevi’ni yine açılış aşamasına getirdik. Çeltik Çamlık Sosyal Tesisleri’nde yapım ve hizmete hazırlık sürecini önemli bir seviyeye getirdik. Spor Adası’nı Yeni Mahalle’de açılışa hazır hale getirdik. Leyla & Mehmet Sökmen Kız Öğrenci Yurdu’nu, 140 öğrenci kapasiteli önemli bir yatırım olarak yükselttik. Selimpaşa Asef Çoban Taziye Evi’ni hizmete açtık; diğer mahallelerimiz için de yeni taziye evi projelerini planladık. Değirmenköy Akman Çocuk Eğitim Merkezi’ni tamamlanma aşamasına getirdik. E-Spor Merkezi’ni Yeni Mahalle’de tamamlanma aşamasına taşıdık. Gazi Evi ve Muhtarlık Binası ile de hem toplumsal hafızaya hem mahalle ölçeğindeki kamu hizmetine değer katan önemli bir adım attık. Sağlık ve eğitim alanında da aynı anlayışla hareket ettik. Ortaköy Mahallesi Aile Sağlığı Merkezi’ni açtık. Çeltik Üç Ana Aile Sağlığı Merkezi ve Ebe Evi’ni ise tamamlanma aşamasına getirdik” diye konuştu.  

Gümüşyaka’da yapımı hızla devam eden Cemevi ile inanç ve toplumsal yaşam alanlarına yönelik önemli bir ihtiyaca da cevap verdiklerini kaydeden Başkan Balcıoğlu, “Gazitepe ve Alibey Mahallelerimizde ise depreme dayanıksız olduğu için yıkımını gerçekleştirdiğimiz camilerimizin yerinde, hem güvenli hem de vatandaşlarımızın huzur içerisinde ibadet edebileceği yeni camiler inşa ediyoruz. Çünkü biz bu kentin her mahallesinde, her inancına, her ihtiyacına saygıyla yaklaşan bir anlayışla çalışıyoruz. Çanta’dan Akören’e, Gazitepe’den Seymen’e, Büyükkılıç’tan Kadıköy’e kadar birçok mahallemizde okullarımızda kapsamlı bir tadilat seferberliği yürüttük; dış cephe iyileştirmeleri yaptık, bakım ve onarım süreçlerini tamamladık, boya işlerini gerçekleştirdik, tuvalet yenilemeleri yaptık ve okul ihtiyaçlarını giderdik” dedi.

2025 yılı boyunca yeşil alan ve peyzaj çalışmalarında Silivri’ye önemli katkılar sunduklarını da anlatan Başkan Balcıoğlu, şunları aktardı:

“Toplamda 10 park düzenlemesi gerçekleştirdik; bunların 6’sını yeni park olarak hayata geçirdik, 4’ünü ise revize ederek yeniden halkımızın kullanımına kazandırdık. Ayrıca 6 kamu kurumu bahçesi düzenlemesi yaptık; bunların 5’i yeni düzenleme, 1’i ise revize çalışması oldu. Doğal bitkilendirme alanları, refüjler ve peyzaj düzenlemelerinde ise toplam 27 alanda çalışma gerçekleştirdik; bunların 15’i yeni, 12’si revize edilen alanlardan oluştu. Spor alanlarında da 5 düzenleme yaptık; 4 yeni spor sahası kazandırdık, 1 sahayı ise yeniledik. Bütün bu çalışmalarla birlikte toplam 41 bin metrekarelik park, kamu kurumu bahçesi, doğal bitkilendirme alanı, refüj ve peyzaj düzenlemesini, ayrıca 1.379 metrekarelik spor sahası düzenlemesini tamamladık. 75 yeni çocuk oyun grubu kurduk, yüzlerce oyun ve spor ekipmanının bakımını tamamladık. 2025 yılında 1.180 ağaç, 20 bin 172 çalı, 60 bin yer örtücü bitki, 128 bin 318 mevsimlik çiçek ve 40 bin lale soğanı diktik. 43 bin ağacın budamasını yaptık, milyonlarca metrekare alanda bakım ve biçim çalışmaları yürüttük. 15 parkta yeni otomatik sulama sistemi kurduk, mevcut sistemleri elden geçirdik, LED dönüşümleriyle enerji verimliliğini artırdık. Gündelik hayatın kalitesini belirleyen bir diğer başlık da bakım, onarım, aydınlatma ve kent içi düzenlemelerdir. Aydınlatma ve trafik düzenlemelerinde de önemli adımlar attık; 20 yeni belediye anons cihazı, 30 cami ses sistemi, yüzlerce bakım-onarım, 65 yeni aydınlatma direği, 1.500 elektrik arızasının çözümü, 2.100 delinatör tamiri, yüzlerce sınır elemanı montajı, durak bakım ve onarımları, hız kesici setler ve engelli park alanlarıyla şehir içi güvenliği güçlendirdik. Çünkü bazen vatandaşın kamuyla kurduğu ilişki, en çok bu gündelik temas noktalarında şekillenir.”

“Silivri, Marmara deprem riski taşıyan bir ilçedir”

2025 yılında 70 bina için riskli yapı tespit raporunun onaylandığını, 97 riskli yapının yıkıldığını, hızlı tarama yöntemleriyle yüzlerce yapıyı incelediklerini, D ve E sınıfında olan binalar için bilgilendirme süreçlerini yürüttüklerini, 340 hak sahibine toplam 15 milyon 724 bin 360 lira kira yardımı yaptıklarını, sadece risk tespiti yapmadıklarını dönüşüm sürecinde vatandaşı yalnız bırakmayan bir destek mekanizmasını da devreye aldıklarını kaydeden Başkan Balcıoğlu, “Silivri, Marmara deprem riski taşıyan bir ilçedir ve bu gerçeği görmezden gelme lüksümüz yoktur” ifadelerine yer verdi.

Bir kentin yaşam kalitesinin aynı zamanda geçmişine ne kadar sahip çıktığıyla da ilgili olduğundan söz eden Başkan Balcıoğlu, “Bu nedenle tarihi mirasımıza yönelik çalışmaları da ihmal etmedik. Eski Belediye Binası’nın aslına uygun yeniden yapım çalışmalarını büyük ölçüde tamamladık; şu anda son aşamada tefrişat ve çevre düzenleme çalışmaları devam ediyor. Tescilli kültür varlıklarımız arasında yer alan çeşmeler için planlı bir restorasyon süreci yürüttük. Muratçeşme, İnciliceşme, Hünkâr Çeşmesi, Selimpaşa Mahallesi Anıt Çeşme ve Ortaköy Mahallesi Havuzlu Çeşme için proje onay süreçlerini tamamladık, restorasyon hazırlıklarını gerçekleştirdik” dedi.

Başkan Balcıoğlu, Valilik Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı ile yürütülen süreç kapsamında; Akören Cedi Ali Paşa Çeşmesi, Fenerköy Tarihi Havuzlu Çeşme, Gümüşyaka İncilir Çeşme, Selimpaşa İkiz Çeşme ve Kadıköy’de bulunan iki adet tarihi havuzlu çeşmenin restorasyon uygulama süreçlerini sürdürdüklerini söyledi. Selimpaşa Mahallesi Havuzlu Çeşme’de restorasyon çalışmalarını tamamlayarak bu yapıları yeniden işlevli hale getirdiklerinden bahseden Başkan Balcıoğlu, “Gazitepe Mahallesi’ndeki havuzlu çeşmede ise restorasyonun büyük bölümünü tamamladık; kurul süreçlerinin ardından açılışını gerçekleştireceğiz. Tarihi Yapılar Birimimiz de ilçemizin tarihî dokusunu koruma hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdürülebilir bir anlayışla yürüttü. 2025 yılında kentsel yaşam kalitesi için attığımız her adım; yalnızca yeni bir yapı ortaya koymak için değil, bu kentin sosyal hayatını güçlendirmek, çocuklarımıza, gençlerimize, emeklilerimize, kadınlara ve ailelere daha nitelikli bir yaşam alanı sunmak, çevreyi daha sağlıklı hale getirmek, kent güvenliğini artırmak, deprem riskine karşı hazırlığı büyütmek ve Silivri’nin tarihine sahip çıkmak için atılmıştır” diye konuştu.

2025 yılında toplam 15 konser, 59 tiyatro gösterisi, 33 sergi ve 23 söyleşi-imza günü düzenlediklerinin altını çizen Başkan Balcıoğlu, “Kültür merkezlerimizde, mahalle evlerimizde ve açık alanlarımızda binlerce hemşehrimizi sanatın farklı dallarıyla buluşturduk. Benim için burada önemli olan sadece etkinlik sayısı değil, bu etkinlikleri halkın erişebileceği bir düzende gerçekleştirmiş olmamızdı. Çünkü benim anlayışımda sanat, belli bir çevrenin ayrıcalığı değil; toplumun tamamının hakkıdır. Kurslarımız da bu anlayışın en güçlü örneklerinden biri oldu. Kültür ve Sanat Merkezi’nde 7 bin 550 kursiyer, mahalle evlerimizde 2 bin 526 kursiyer eğitim aldı. Gençlik ve Spor Hizmetleri kapsamında pilates, yoga, dans, yüzme ve fitness dahil 10 farklı branşta 5 bin 500 katılımcıya ulaştık. Nişantaşı Üniversitesi iş birliğiyle Güzel Sanatlar Akademisi’nde yaklaşık 1.000 öğrenciye sertifikalı eğitim verdik. Silivri Eğitim Akademisi’nde yüzlerce öğrencimize LGS ve YKS süreçlerinde destek sunduk, İngilizce eğitimleri verdik” dedi.

Kültürü sadece izlenen bir alan olarak değil, üretilen, öğrenilen, geliştirilen ve geleceğe taşınan bir kamusal hak olarak gördüklerini aktaran Başkan Balcıoğlu, “Kütüphane ve bilgiye erişim yatırımlarımız da bu vizyonun çok önemli bir parçası oldu. Hizmete açtığımız, Büyükkılıçlı Etüt Merkezi ve Ortaköy Atatürk Kütüphanesi ve Etüt Merkezi 2025 Yılında bu bakış açısının en güçlü örnekleri oldu. Kütüphane ve Etüt Merkezlerimizde on binlerce öğrenciye ve okura çalışma, öğrenme ve okuma ortamı sunduk” şeklinde konuştu.

Festival ve etkinliklerin de Silivri’nin kültürel kimliğini güçlendiren çok önemli adımlar olduğunu belirten Başkan Balcıoğlu, “Yoğurt Festivali, Lavanta Hasat Şenliği, Ortaköy Börek Festivali, Topatan Kavunu ve Bamya Festivali, Kadıköy Karpuz Festivali, Değirmenköy Tarım Şenliği ve Domates Festivali, Sayalar Kırmızı Biber Şenliği, Kurfallı Balkabağı Festivali ile hem kültürel mirasımızı yaşattık hem de üreticimize görünürlük sağladık.
Festivallerimizde ki geniş katılımla bir kez daha gördük ki bu festivaller sadece eğlence değil; toplumsal birliktir, yerel ekonomidir, kent hafızasıdır. Festival demek; esnafın yüzünün gülmesi, üreticinin görünmesi, gençlerin kente bağlanması demektir” dedi.

Spor alanındaki çalışmaların da kültür ve sosyal yaşam vizyonunun önemli bir ayağı olduğunu açıklayan Başkan Balcıoğlu, buz pateni pistiyle 18 bin çocuk ve genci yeni deneyimlerle buluşturduklarını, yaz spor okullarıyla 4 bin gence ücretsiz eğitim sunduklarını, 19 Mayıs Gençlik Oyunları’nda ve 30 Ağustos Zafer Haftası etkinliklerinde binlerce genci farklı branşlarda sporla buluşturduklarını belirtti.

“Silivri’de kültür artık belirli günlerin süsü değil, gündelik hayatın bir parçası haline geliyor”

Başkan Balcıoğlu, kültür ve sanat politikalarını sadece sosyal bir alan olarak da değerlendirmediklerini, kültür ve sanatı aynı zamanda ekonomik bir alan, yaratıcı ekonomi alanı, istihdam alanı, yerel kalkınma alanı olarak gördüğünü dile getirdi. Kültür sanat etkinliklerinin önemine dikkat çeken Başkan Balcıoğlu, “Bir belediye kültürden vazgeçerse, toplumun ortak duygusunu yoksullaştırır. Bir belediye sanatı geri plana iterse, gençlerin hayal kurma kapasitesini daraltır. Bir belediye sadece fiziksel yatırımla övünür, kültürel yatırımı küçümserse şehir inşa eder; ama kent inşa edemez. İşte bu yüzden Silivri’de kültür ve sanatı belediyeciliğin merkezine koyduk. Halkın ulaşabildiği, çocukların içinde büyüyebildiği, gençlerin kendini gösterebildiği, kadınların üretime ve sosyal yaşama daha güçlü katılabildiği bir kültürel iklim kurmaya çalıştık. Ve bugün memnuniyetle görüyoruz ki, Silivri’de kültür artık belirli günlerin süsü değil, gündelik hayatın bir parçası haline geliyor” dedi.

2025 yılında ambalaj, cam, bitkisel atık yağ ve tekstil atıkları dahil olmak üzere toplam 5 milyon 349 bin 367 kilogram geri dönüştürülebilir atığı topladıklarını ve çevre yönetiminde önemli bir başarı ortaya koyduklarını açıklayan Başkan Balcıoğlu, “Mobil atık getirme merkezlerimiz, toplama ünitelerimiz ve sahadaki düzenli organizasyonumuzla geri dönüşümün erişimini artırdık. Evsel atık toplamada da yıl boyunca, özellikle yaz aylarında yük ciddi biçimde artmasına rağmen, hizmetin aksamaması için ekiplerimizle kesintisiz şekilde sahada olduk. Akıllı takip sistemleriyle konteyner yönetimini daha verimli hale getirdik, çevre şikâyetlerinde düşüş sağladık, bakım ve operasyon kapasitemizi güçlendirdik” ifadelerini kullandı.

Başkan Balcıoğlu, çevre yönetimini klasik belediyecilik anlayışıyla değil; teknoloji destekli, planlı ve sürdürülebilir bir kamu yönetimi anlayışıyla ele aldıklarını, bunun yanında çevre eğitimine de önem verdiklerini belirtti. Öğrencileri atık tesisleriyle buluşturduklarını, iklim değişikliği ve sıfır atık konusunda eğitimler düzenlediklerini, bitkisel atık yağ kampanyaları gerçekleştirdiklerini anlatan Başkan Balcıoğlu, ayrıca Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı çalışmalarını sürdürdüklerini dile getirdi.

Avrupa Birliği destekli hibe başvuruları, sürdürülebilirlik atölyesi, 2050 karbon nötr hedefi ve dikey tarım gibi yenilikçi alanlarda atılan adımlarla, Silivri’nin çevre konusunda sadece bugünü değil, geleceği de düşünen bir belediyecilik anlayışına sahip olduğunu ortaya koyduğunu açıklayan Başkan Balcıoğlu, şöyle devam etti:

“Temizlik hizmetlerinde de güçlü bir performans ortaya koyduk. Konteyner yenilemeleri, yeni alımlar, düzenli süpürme, yıkama ve dezenfeksiyon çalışmalarıyla kent temizliğini daha güçlü hale getirdik. Mevsimsel ve afet kaynaklı risklerde hızlı müdahale ettik. Şikâyetlerde yaşanan azalma da sahadaki hizmet standardımızın en somut göstergelerinden biri oldu. Veteriner hizmetlerinde de önemli çalışmalar yürüttük. Sokak hayvanlarının rehabilitasyonu, kısırlaştırılması, aşılanması, sahiplendirilmesi, mama desteği, mikroçip uygulamaları ve barınma alanlarıyla daha sistemli bir çalışma ortaya koyduk. Bu konuya da; vicdani, bilimsel ve kamusal sağlık perspektifiyle yaklaşıyoruz. Çünkü hayvan refahı ile toplum sağlığı birbirinden ayrı düşünülemez. Sonuç olarak şunu açıkça ifade etmek isterim, biz Silivri’de çevreyi, temizliği, atık yönetimini ve hayvan haklarını birbirinden kopuk başlıklar olarak görmüyoruz. Biz bunların hepsini, ekolojik bir kamu yönetimi anlayışının parçaları olarak görüyoruz. Daha yeşil bir Silivri, daha sağlıklı bir Silivri’dir. Daha bilinçli bir çevre yönetimi ise daha güvenli bir gelecek demektir. Ve biz bu bilinçle çalışmaya devam ediyoruz.”

“Zabıtayı sadece denetim yapan bir birim olarak görmedik”

Emniyet ve güvenlik konusunda açıklamalarda bulunan Başkan Balcıoğlu, “Biz zabıtayı sadece denetim yapan bir birim olarak görmedik. Biz zabıtayı; kent düzenini koruyan, kamusal hakkı savunan, vatandaşın gündelik hayatındaki güven duygusunu güçlendiren bir hizmet alanı olarak gördük” dedi.

Bu anlayışla Selimpaşa Yoğurthane bölgesinde kurulan yeni zabıta karakolunu da hizmete açtıklarına değinen Başkan Balcıoğlu, “Böylece bölge halkımıza daha hızlı, daha etkin ve daha doğrudan hizmet sunabilecek bir yapıyı hayata geçirmiş olduk. 2025 yılı boyunca pazar yerlerinde, marketlerde, iş yerlerinde ve kamusal alanlarda denetimlerimizi düzenli şekilde sürdürdük” ifadelerine yer verdi.

Özellikle gıda güvenliği, fiyat etiketi, hijyen, son kullanma tarihi, işgal, kaldırım düzeni ve halk sağlığını ilgilendiren konularda sahada aktif olduklarını açıklayan Başkan Balcıoğlu, “Çünkü vatandaşın pazarda, markette, sokakta ve ortak yaşam alanlarında kendini güvende hissetmesi, belediyeciliğin en temel sorumluluklarından biridir. Esenlik ve güvenlik meselesinin bir diğer hayati başlığı ise afetlere hazırlık ve risk yönetimidir. 23 Nisan 2025’te yaşadığımız 6,2 büyüklüğündeki deprem, hepimize bir kez daha çok açık bir gerçeği hatırlattı: Afet, uzak bir ihtimal değil; hazırlanılması gereken somut bir gerçektir” diye konuştu.

“Afet anında ilk refleksi çoğu zaman vatandaş gösterir”

Artık sadece depremi değil; seli, fırtınayı, yangını, aşırı hava olaylarını ve iklim krizinin ürettiği yeni tehditleri de birlikte düşünmek zorunda olduklarını söyleyen Başkan Balcıoğlu, “Biz de bu nedenle afet meselesine yalnızca “olduğunda müdahale edilir” anlayışıyla yaklaşmadık. Afet yönetimini; risk azaltma, hazırlık, eğitim, koordinasyon, teknolojik takip ve toplumsal bilinç başlıklarıyla birlikte ele aldık. 2025 yılı boyunca Afet İşleri ve Risk Yönetimi Müdürlüğümüz yoğun ve disiplinli bir çalışma yürüttü. İRAP kapsamında 10 müdürlüğün katıldığı, 40 ayrı eylem başlığını içeren kapsamlı bir çalışma yürüttük. Bina stoku, altyapı kırılganlığı, nüfus yoğunluğu, tahliye alanları, tsunami riski, su baskını ihtimali ve kritik kamu yapıları gibi birçok konuda hazırlık yaptık” ifadelerine yer verdi.

Başkan Balcıoğlu, teknolojik takip ve sahadaki müdahale kapasitesini de aynı ciddiyetle güçlendirdiklerine dikkat çekerek, ilçenin farklı noktalarında bulunan 25 AFİS konteynerini 24 saat esasına göre izlediklerini belirtti.

2025 yılı içinde 1.352 acil çağrının alındığını, 346 vatandaşımıza yerinde müdahale edildiğini, 40 kişinin tahliye edildiğini, 68 aracın kurtarıldığını ve fırtına ile sel gibi olaylarda 850 vatandaşa destek sağlandığını kaydetti. Afet yönetiminde müdahale kadar önemli bir diğer konunun toplumsal bilinç olduğunu açıklayan Başkan Balcıoğlu, “Çünkü afet anında ilk refleksi çoğu zaman vatandaş gösterir. Bu nedenle eğitim, tatbikat ve gönüllülük kapasitesine büyük önem verdik. 2025 yılı boyunca afet farkındalık eğitimleriyle çok geniş bir toplumsal kapsama ulaştık. İlçemiz başta olmak üzere İstanbul’un birçok noktasında, 65 bin öğrenciye, 4 bin 780 sivil toplum gönüllüsüne, 72 bin kamu personeline, 38 bin fabrika işçisine ve 23 bin 580 komşu ilçe sakinine eğitim verdik; toplamda 203 bin 360 kişiye ulaştık” ifadelerini kullandı.

Başkan Balcıoğlu, AFAD gönüllülüğü kapsamında 1.809 temel gönüllü, 488 destek gönüllüsü, 35 muhtar ve 207 üniversite öğrencisinin eğitim aldığını vurgulayarak, “Rumeli Üniversitesi iş birliğiyle kurulan deprem simülasyon tırıyla öğrencilerimize uygulamalı farkındalık kazandırdık; sahil hattında yaşayan hemşehrilerimize tsunami farkındalık eğitimleri verdik. Ayrıca afet farkındalığını sadece teoride bırakan değil, uygulamayla güçlendiren bir adım atarak Afet Eğitim Parkuru’nu da hizmete açtık. Bu alanla birlikte çocuklarımızın, gençlerimizin ve vatandaşlarımızın afet anında doğru davranış biçimlerini yaşayarak öğrenebileceği kalıcı bir eğitim zemini oluşturduk. Burada özellikle altını çizmek isterim, afet bilinci korku üretmek değildir; hazırlık kültürü üretmektir” diye konuştu.

“150 bin yazlık sebze fidesi ürettik yine hemşerilerimize ulaştırdık”

Tarımda sadece destek veren değil, üretimi çeşitlendiren bir anlayış da ortaya koyduklarını ifade eden Başkan Balcıoğlu, “Yazlık ve kışlık fide üretimi, atalık tohum çalışmaları, tıbbi ve aromatik bitki üretimi, distilasyon işlemleri ve nohut üretimiyle tarımı klasik ürün desenine mahkûm etmeyen bir çizgi izledik. 25 bin paket yerel tohumu 2 bin 500 üreticimize dağıttık. 150 bin yazlık sebze fidesi ürettik ve yine hemşerilerimize ulaştırdık” dedi.

Başkam Balcıoğlu, 1.500 dönüm arazide üretilen ayçiçeğini işleyerek 10 bin ailemize 5 litrelik ayçiçek yağı olarak ulaştırdıklarını ifade ederek, “Belediye arazilerimizde üretilen buğdayı un haline getirerek 10 bin ihtiyaç sahibi vatandaşımıza dağıttık. Ben bu modeli çok kıymetli buluyorum. Çünkü burada tek yönlü bir yardım anlayışı yok.

Burada üretim ile sosyal adaletin birleştiği bir belediyecilik anlayışı var. Bir tarafta toprağı destekliyorsunuz, diğer tarafta o toprağın bereketini dar gelirlinin sofrasına ulaştırıyorsunuz. Tarımsal festivallerimiz ve kırsal şenliklerimiz de kent ekonomisi açısından çok önemli oldu. Değirmenköy Tarım Şenliği, Lavanta Hasat Şenliği, fide ve gübre dağıtım törenleri, bamya, kavun, yoğurt, domates, biber ve balkabağı festivalleriyle hem yerel üreticimizi görünür kıldık hem de üreticiyle tüketicinin doğrudan temas kurmasına alan açtık” diye konuştu.
Belediyenin düzenlediği etkinliklere sadece bir festival gözüyle bakmadığından söz eden Başkan Balcıoğlu, “Çünkü burada asıl mesele sadece o gün yapılan satış değildir. Asıl mesele; ürünün tanıtılmasıdır, üreticinin markalaşmasıdır, Silivri’nin tarımsal kimliğinin güçlenmesidir. Yani bu çalışmalar, aynı zamanda yerel ekonomiye nefes aldıran çalışmalardır” dedi.

“2025 yılında belediyemiz 22 farklı işletme ve sosyal tesisi yönetmiştir”

Kent ekonomisinin bir başka ayağının da belediye işletmeleri ve iştirakleri olduğunu belirten Başkan Balcıoğlu, “2025 yılında belediyemiz 22 farklı işletme ve sosyal tesisi yönetmiştir. Bu tesisler bir yandan halkımıza sosyal yaşam alanı sunmuş, diğer yandan kent ekonomisinin canlı tutulmasına katkı sağlamıştır. Kalepark Sosyal Tesisi, 100. Yıl Gölet Park Kafe, emekli lokalleri, kafe ve büfeler, plaj alanları ve sosyal tesisler; erişilebilir fiyatlı kamusal hizmet üretirken aynı zamanda yerel istihdama ve sosyal hareketliliğe de katkı vermiştir” ifadelerini kullandı.

Denge esaslı çalışmaya çalıştıklarını dile getiren Başkan Balcıoğlu, şunları söyledi:
“Bir tarafta enflasyon vardı, enerji giderleri vardı, personel maliyetleri vardı, vatandaşın alım gücündeki daralma vardı. Ama diğer tarafta vatandaşın uygun fiyatlı sosyal alana ihtiyacı vardı. Biz bu dengeyi gözetmeye çalıştık. Ben belediye işletmelerini sadece kâr eden yapılar olarak görmüyorum. Ben onları, kamusal fayda ile mali sürdürülebilirliği birlikte taşımak zorunda olan yapılar olarak görüyorum. Kent ekonomisini sadece büyük rakamlardan okumak eksik olur. Kent ekonomisi aynı zamanda hayat pahalılığı karşısında halkın nefes alıp alamadığıyla ilgilidir. Türkiye’de hanelerin ciddi bir geçim baskısı altında olduğu, yoksulluk sınırlarının yükseldiği, gıda enflasyonunun arttığı bir dönemde kent ekonomisini canlı tutmak demek sadece yatırım çekmek demek değildir. Yerel üreticiyi ayakta tutmak, sosyal koruma ağını güçlendirmek ve kamusal yaşamı erişilebilir kılmak demektir.

“Hemşehrilik dediğimiz şey, aynı zamanda duyulma hakkıdır”

Muhtarlık İşleri birimi hakkında bilgilendirmelerde bulunan Başkan Balcıoğlu, “35 mahallemizle belediyemiz arasındaki bağı canlı tuttu. Muhtarlık binalarının ihtiyaçlarından mahalle taleplerinin takibine, sosyal destek koordinasyonundan günlük sorunların çözümüne kadar birçok alanda muhtarlarımızla birlikte çalıştık. Çünkü ben muhtarlarımızı, yerel demokrasinin ilk halkası olarak görüyorum” diye konuştu. Hemşehrilik bağlarına da dikkat çeken Başkan Balcıoğlu, “Halkla ilişkiler çalışmalarımız da bu anlayışın sahadaki karşılığı oldu. Nikâh hizmetlerimizle çiftlerimizin mutluluğuna ortak olduk. Taziye hizmetlerimizle zor günlerde vatandaşımızın yanında yer aldık. Bebek paketiyle yeni doğan ailelerin sevincine, asker çantasıyla evladını uğurlayan ailelerin gururuna dokunduk. Çağrı merkezi, yüz yüze temaslar ve sahadaki ekiplerimiz aracılığıyla vatandaşlarımızın sesini duymaya, taleplerini takip etmeye çalıştık. Çünkü hemşehrilik dediğimiz şey, aynı zamanda duyulma hakkıdır” dedi.

Bu anlayışın en somut karşılığının sosyal hizmetlerde ortaya koyulduğunu çünkü sosyal belediyeciliği yalnızca yardım dağıtmak olarak görmediğini aktaran Başkan Balcıoğlu, sosyal hizmetin kimseyi geride bırakmayan bir kent düzeni kurmak olduğunu belirten Başkan Balcıoğlu, “2025 yılında bu anlayışla hareket ettik. Birlikte Dayanışma Marketi üzerinden 6 bin 702 haneye düzenli destek sağladık. Ayçiçek yağı ve un destekleriyle birlikte toplam 30 bin gıda paketini ihtiyaç sahiplerine ulaştırdık. Ramazan ayında iftar destekleri, Kurban Bayramı’nda et yardımları yaptık. Eryap Aşevi ile haftanın altı günü 800 kişiye sıcak yemek sunduk. 2 bin 500 çocuğumuza kahvaltı paketi, 5 bin 522 haneye giyim desteği sağladık” ifadelerini kullandı.

Eğitim alanında da aynı duyarlılıkla hareket ettiklerini belirten Başkan Balcıoğlu, 1.871 gencin üniversite sınav başvuru ücretini karşıladıklarını, yaklaşık 1000 üniversite öğrencisine burs verdiklerini, 501 öğrenciye okul forması, 1.500 çocuğa mont ve bot desteği sunulduğunu çünkü eğitim desteğini sadece yardım değil, fırsat eşitliği olarak gördüğünü açıkladı. Bir gencin eğitimden kopmasının yalnızca bireysel bir kayıp olmadığını belirten Başkan Balcıoğlu, engelli vatandaşlara yönelik yürütülen çalışmaları anlatırken şunları söyledi:

“O yüzden bir evladımıza uzanan her destek, aynı zamanda bu kentin yarınına sahip çıkmaktır. Engelli vatandaşlarımız ve aileleri için de çok yönlü hizmetler yürüttük. Engelsiz Mutfak Atölyesi, bireysel eğitimler, grup çalışmaları, terapiler, fizik tedavi, Yürüme Okulu ve Engelsiz Mola gibi hizmetlerle yüzlerce vatandaşımıza ulaştık. Benim için burada esas olan şudur; erişilebilirlik bir ayrıcalık değil, temel haktır. Bu şehirde hiçbir vatandaşımız “ben bu hayatın dışında kaldım” duygusunu yaşamamalıdır. Çünkü bir vatandaşımız kent yaşamının dışında kalıyorsa, orada hem hizmet eksiktir hem de hemşehrilik eksiktir.”

“İnsanın psikolojik ve sosyal dayanıklılığını güçlendiren bir yaklaşımla ele aldık”

Sağlık ve hasta nakil hizmetlerinde de önemli bir sorumluluk üstlendiklerini açıklayan Başkan Balcıoğlu, “Ambulans desteği, hasta nakil araçları, diyaliz ve fizyoterapi ulaşımı, evde hemşirelik, evde temizlik ve yaşlı ziyaretleriyle belediyemizin sosyal sağlık yönünü güçlendirdik. Çünkü bazen bir belediyenin en önemli hizmeti bir yol yapmak değil; bir hastayı ihtiyaç duyduğu desteğe zamanında ulaştırmaktır. Bazen en büyük kamu görevi, evinden çıkamayan bir büyüğümüzün kapısını çalıp “yalnız değilsin” diyebilmektir” diye konuştu.

Başkan Balcıoğlu, psikolojik danışmanlık, aile danışmanlığı, oyun terapisi ve sosyal servis destekleriyle de vatandaşların yanında olduklarını belirtti. Ekonomik krizin sadece cebi değil, insanın iç dünyasını da zorladığını aktaran Başkan Balcıoğlu, “Gelecek kaygısı, aile içi sorunlar, çocukların yaşadığı baskılar, bağımlılık riski ve ruhsal yıpranma; bunların hepsi belediyeciliğin görmek zorunda olduğu alanlardır. Biz sosyal hizmeti yalnızca ayni yardımla değil; insanın psikolojik ve sosyal dayanıklılığını güçlendiren bir yaklaşımla ele aldık” ifadelerini kullandı.

Sonuç olarak 2025 yılında Silivri’de sosyal yardımı, eğitimi, sağlığı, engelli hizmetlerini ve psikososyal desteği birbirinden ayrı görmediklerini vurgulayan Başkan Balcıoğlu, “Biz bunların hepsini, kimseyi geride bırakmayan bir hemşehrilik hukukunun ve insanı merkeze alan belediyecilik anlayışının parçaları olarak gördük. Çünkü ben şuna yürekten inanıyorum; bir kenti güçlü yapan şey sadece yolları, parkları, binaları değildir. Bir kenti güçlü yapan şey; birbirine sahip çıkan insanlarıdır. Bir kenti gerçek anlamda kent yapan şey; dar gününde uzanan eldir, zor gününde hissedilen dayanışmadır, “ben bu şehirde yalnız değilim” diyebilmektir” diye konuştu.

Başkan Balcıoğlu 20250 vizyonunu anlattı

2050 vizyonunu anlatan Başkan Balcıoğlu, beş adımdan oluştuğunu belirtti. Birinci adımın dirençli Silivri olduğunu kaydeden Başkan Balcıoğlu, “Depreme karşı hazırlıklı, iklim krizine karşı planlı, altyapısı güçlü, riskleri önceden yöneten, erken uyarı sistemlerini geliştiren, lojistik kapasitesini büyüten, mahalle ölçeğinde bilinç ve dayanıklılık üreten bir Silivri. Çünkü ben şuna inanıyorum: Güvenli olmayan bir kentte ne refahtan söz edilebilir, ne huzurdan, ne de gerçek gelişmeden” dedi.

İkincisinin üreten Silivri olduğunu söyleyen Başkan Balcıoğlu, “Toprağını koruyan, tarımını büyüten, yerel üreticisini destekleyen, kooperatifleşmeyi güçlendiren, yerel ürünleri katma değere dönüştüren bir Silivri.

Çünkü tarım bizim için yalnızca ekonomik bir başlık değildir. Tarım; gıda güvenliğidir, kırsal dayanıklılıktır, toplumsal istikrardır. Ben güçlü ekonomiyi sadece rakamlarda değil; hanelere giren berekette, üreticinin yüzündeki güvende ve gençlerin geleceğe umutla bakmasında görüyorum” diye konuştu.

Üçüncüsünün Adil Silivri adımı olduğunu vurgulayan Başkan Balcıoğlu, “Merkezde yaşayan bir çocuğun sahip olduğu umut neyse, kırsalda yaşayan çocuğun umudu da o olacak. Sosyal yardımı geçici bir destek olmaktan çıkarıp kalıcı sosyal koruma mekanizmalarına dönüştüren; çocukları, kadınları, gençleri, yaş almış büyüklerimizi ve tüm kırılgan grupları görünür kılan bir Silivri kuracağız. Çünkü sosyal belediyecilik bizim için tercih değil; tarihsel sorumluluktur” ifadelerine yer verdi.

Dördüncü adımın Yeşil Silivri beşinci adımın Katılımcı Silivri olduğunu açıklayan Başkan Balcıoğlu, şunları açıkladı:

“Atığı azaltan, geri kazanımı büyüten, yeşil alanı çoğaltan, suyu verimli kullanan, çevreyi günlük siyasetin değil gelecek ahlakının konusu yapan bir Silivri. SECAP, sürdürülebilirlik ilkeleri ve akıllı şehir yaklaşımı bu yolda bize rehberlik edecek. Çünkü biliyoruz ki: Doğasını kaybeden kent, yönünü de kaybeder. Biz Silivri’yi yalnızca belediye binasında yönetmeyeceğiz. Mahallede, sokakta, üretim alanında, gençlerin fikrinde, kadınların talebinde, muhtarlarımızın tecrübesinde, sivil toplumun katkısında birlikte yöneteceğiz. Çünkü ben inanıyorum ki: Bir kentin geleceği masa başında değil, toplumun tamamı sürece dahil olduğunda kurulur.”

Bugün yapılan her işte bir gelecek tasavvuru olduğunu dile getiren Başkan Balcıoğlu, “Yol yaptıysak sadece bugünün trafiği için yapmadık; yarının dirençli kentini kurmak için yaptık. Altyapı yatırımı yaptıysak sadece bir arızayı gidermek için değil; iklim krizine ve afet risklerine karşı Silivri’yi güçlendirmek için yaptık. Tarımı desteklediysek sadece bugünün maliyet baskısını azaltmak için değil; 2050’de de üreten bir Silivri ayakta kalsın diye yaptık. Park yaptıysak, spor alanı açtıysak, kültür yatırımı yaptıysak sadece bir hizmet kalemi oluşturmak için değil; iyi yaşamı büyütmek için yaptık” dedi.

Sadece 2025 yılını tamamlamadıklarını söyleyen Başkan Balcıoğlu, “2050 Silivri’sinin taşlarını döşedik. Silivri’yi günü kurtaran bir anlayışla değil, geleceği kuran bir iradeyle yöneteceğiz. Cumhuriyet’in ışığında, aklın ve bilimin rehberliğinde, vicdanı ve adaleti merkeze alarak, toprağını koruyan, üretimi destekleyen, afetlere hazırlıklı, doğasına sahip çıkan, çocuklarına umut, gençlerine yön, kadınlarına güç, bütün hemşehrilerine güven veren bir Silivri’yi hep birlikte inşa edeceğiz. 2050 Silivri vizyonumuz budur
Faaliyet Raporu’nun Silivri’nin yarınlarına dair güçlü bir iradenin belgesi olduğunu açıklayan Başkan Balcıoğlu, “Elbette eksiğimiz vardır. Elbette daha yapacak çok işimiz vardır. Elbette bu kentin her sorununu bir yılda çözdük diyemeyiz. Ama bugün gönül rahatlığıyla şunu söyleyebilirim, bu belediye yönünü doğru yere çevirmiştir. Bu belediye mazerete değil, çözüme yaslanmaktadır. Bu belediye gösterişe değil, ihtiyaca bakmaktadır. Bu belediye günü kurtarmaya değil, geleceği kurmaya çalışmaktadır” dedi.

Çalışmalarıyla, eleştirileriyle, katkılarıyla bu sürece güç veren meclis üyelerine, belediyenin yönetim yükünü büyük bir özveriyle omuzlayan başkan yardımcılarına, kendi alanlarında sorumluluk alarak bu kentin hizmet düzenini ayakta tutan birim müdürlerine, sahada, masada, gece gündüz demeden Silivri’ye hizmet için emek veren yaklaşık 2 bin mesai arkadaşına ayrı ayrı teşekkür eden Başkan Balcıoğlu, “Çünkü bu faaliyet raporunda yer alan her işin arkasında yalnızca bir irade değil, aynı zamanda büyük bir ekip emeği, büyük bir kurumsal dayanışma ve büyük bir hizmet sorumluluğu vardır. Ayrıca mahalle toplantılarımızla, anket çalışmalarımızla, çağrı merkezimize ilettikleri görüş ve taleplerle bizlere yön veren, neyin eksik olduğunu, neyin öncelikli olduğunu, hangi hizmetin nasıl olması gerektiğini bizlere anlatan tüm hemşehrilerime de özellikle teşekkür ediyorum” diye konuştu.