Çeşmecioğlu: "Evlatlarımız Yarınsız Kalmasın Diye -Tarım- Dedik"

ABONE OL

Geçmiş dönem CHP Silivri Belediye Meclis Üyesi İbrahim Çeşmecioğlu, sosyal medya hesabı üzerinden bir açıklama kaydetti. Görev süresindeki ilçe belediyesinin tarım vizyonu hakkında konuşarak değerlendirmelerde bulunan Çeşmecioğlu, 'Görev süremde en çok tarımı, toprağı anlatmaya; onun karanlığında mucize gibi büyüyen bereketi önemseyip gündem de tutmaya özen gösterdik. Daha ileri giderek iddiamın üzerindeki ısrarımı büyük bir toplumsal görev kabulüyle yerine getirmeye gayret ettim. Bizim, ilçemizin ve ülkemizin ala şafağına emanet edeceğimiz bir öykümüz vardı. Israrımızsa ondandı. Israrımız yurdumuzun evlâtlarının yarınsız kalmaması içindi. Çünkü: Topraklarını koruyamayanlar, hürriyetini ve zürriyetini de koruyamazlar' dedi.

Çeşmecioğlu, şunları kaydetti:

“2014-2019 yıllarında Silivri Belediyesi’nde seçilmiş bir arkadaşınız olarak görev yaparken siz değerli hemşerilerim ve dostlarıma en çok tarımı, toprağı anlatmaya; onun karanlığında mucize gibi büyüyen bereketi önemseyip gündem de tutmaya özen gösterdik. Hatta şahsım olarak üzerinde epey kafa yorduğum için her vesileyle geleceğin iki önemli mesleğinin “tarım” ile “nörobilim” yani sinirbilimleri olacağını tekrar tekrar ısrarla belirtmeye çabaladım.

“TÜRAM’IN KURUCU BAŞKANLIĞINI YAPTIM ÖMRÜMCE GURURUNU TAŞIYACAĞIM”

Çok farkındaydık, öyle boşuna çaba değildi uğraşımız; daha ileri giderek iddiamın üzerindeki ısrarımı büyük bir tomlumsal görev kabulüyle yerine getirmeye gayret ettim o yıllarda. Dönemimizin Belediye Başkanı Sayın Özcan Işıklar’ın talimatıyla Türkiye’de ilk defa Silivri Belediyesinin hayata geçirdiği Tarım Lisesinin (TÜRAM) kurucu başkanlığını yaptım. Ömrümce gururunu taşıyacağım gerçekten benzersiz bir projeydi.

“BU İRADENİN GÖRÜNÜR KILINMASI ÇOK ÖNEMLİ”

Bütün bunları yazdıktan sonra demezler mi adama. ‘Arkadaş başımızda on yıl tarım da tarım diye boza pişirdiniz; hele deyin bakalım bir dikili ağacınız, ekip biçtiğiniz bir avuç toprağınız var mı acep diye!’ Ben sordunuz varsayıyor ve fotoğraflarla da delillendirerek yazıyorum efendim: Bahçemizde şu anda ekili olan soğan, sarımsak, tere, roka, dere otu, maydanoz, kıvırcık, marul, turp, ıspanak, kırmızı pancar, bezelye, bakla.. ayrıca saksılara çekirdekten ektiğim kiraz, ceviz, çelikten diktiğim üzüm fideleri.. On tane meyve ağacı, iki büyük üzüm asması, yirmi kadar çam ağacımız bulunmakta. Beni tanıyan herkes bunları zatımı cilâlamak için yazmadığımı bilir. Burada önemli olan teoride kalınmayıp aksiyon, pratik, eylem kararlılığının örnek olması ve bu iradenin görünür kılınmasıdır.

“BİZİM, İLÇEMİZİN VE ÜLKEMİZİN ALA ŞAFAĞINA EMANET EDECEĞİMİZ BİR ÖYKÜMÜZ VARDI”

Bizim, ilçemizin ve ülkemizin ala şafağına emanet edeceğimiz bir öykümüz vardı. Israrımızsa ondandı. Israrımız yurdumuzun evlâtlarının yarınsız kalmaması içindi. Çünkü: Topraklarını koruyamayanlar, hürriyetini ve zürriyetini de koruyamazlar.. Çünkü: Tarım yoksa gelecek yok.. Esenkalın..