Gökhan Turhan: "Korona Krizini Avantaja Dönüştürebiliriz"

Bölgemizin köklü kuruluşlarından TURAŞ Gaz Armatürleri San. ve Tic. A.Ş.’nin Yönetim Kurulu Başkanı, Armatür Derneği Kurucu Başkanı aynı zamanda Silivri Sanayici ve İş Adamları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Gökhan Turhan; Bengütürk TV’de Para Politikası programında Neşe Berber'in konuğu oldu. Turhan, “Bu dönemi iyi değerlendirir, sınai üretime gerekli ve etkin teşvikleri alabilirsek bölgenin yükselen değeri olur, Çin’in en büyük alternatifi konumuna gelebiliriz” dedi.

Gökhan Turhan: "Korona Krizini Avantaja Dönüştürebiliriz"
15 Nisan 2020 - 22:51 - Güncelleme: 15 Nisan 2020 - 23:16


Corona virüsünün ülkemize yansıyan olumlu ve olumsuz etkilerinin iyi değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizen bölgemiz iş insanı Gökhan Turhan, “Pazarların daralması bizi bekleyen en büyük tehlike. Öz kaynaklarıyla çalışamayan firmalarımızı maalesef ki ciddi sorunlar bekliyor. Ama bir taraftan da baktığımız zaman bu krizi bir avantaja dönüştürebiliriz. Kendi sektörümden bahsetmek istiyorum. Yeni bir dünya düzeni oluşuyor. Hijyen dolayısıyla su hiç olmadığı kadar hayatımızda. Burada yeni ileri teknoloji, dizayn ve armatürlerle ciddi bir rekabet avantajı sağlayabiliriz” diye konuştu.
 
Turhan, Bengütürk TV’de Para Politikası programında Neşe Berber'in sorularını şöyle yanıtladı:
 
“ÖNLEM PAKETLERİ GÜÇLENDİRİLMELİ”

Neşe BERBER: Sektörün durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Korona iş dünyasını nasıl etkiledi?

Gökhan TURHAN: Öncelikle hepimizin kafasındaki soru şu; bu iş ne zaman bitecek, Türkiye’de işler ne zaman yoluna girecek? Çin’de görülen vakalardan sonra esasında dünyada çok ciddi olarak bu pandemiyi yaşamaya başladık. Fakat ben son gelinen durumda salgının çıkış hızını biraz azalttığını görüyorum. Başladığı anki çok dik olan ivmeyi biraz aşağı doğru eğdi. Bu işin sağlık tarafı. Şimdi dünyada parasal genişleme paketleri açıklanmaya başlandı. Her ülke kendi milli gelirine oranla parasal destekler yapmaya başladı. Japonya, Amerika, Almanya, İngiltere gibi ülkeler birçok destekler yaptı. Bizim ülkemizde de ciddi paketler açıklandı ama  bu önlem paketleri yeteri kadar güçlü paketler değil. Bu paketlerin geliştirilmesi bizleri daha da güçlendirecek. Bu destekler hane halkına ne kadar ulaşıyor, şirketlerin ve fabrikaların açık kalması ne kadar fayda ediyor bunu göreceğiz…

“KORONA, BUGÜNE DEK YAŞADIĞIM EN CİDDİ KRİZ”

Neşe BERBER: Şu anda devlet de bilmediği bir durumu yaşıyor. Düşünün İngiltere Başbakanı alaya alıyor, ‘atlatırız biz bunu’ diyordu ama kendisi de bu hastalığa yakalandı. İngiltere gibi bir devletin Başbakanı bu hastalıkla baş edemediğini gördü…

Gökhan TURHAN: Evet. Ben bu pandeminden çıkışın en önemli anahtarının moral düşüklüğüne yakalanmamak ve iş kaosuna girmemek olduğunu düşünüyorum. İstihdamın korunmasıyla yola devam edilebilir. Biz sanayiciler bugünlere değil hep geleceğe yatırım yapan insanlarız. İşin bu yönüne baktığımız zaman bugün alacağımız her aksiyon, gelecekte olumlu ya da olumsuz olarak bizlerin karşısına çıkacak. O yüzden bugünlerde alacağımız kararları çok dikkatli almalıyız. Çok kritik bir dönemden geçiyoruz. Bir savaş görmedim ama ciddi krizler gördük. Bu da bugüne kadar yaşadığımız en ciddi kriz diyebilirim çünkü belirsizlik var. Gelecekle ilgili öngörülerimiz maalesef çok kısıtlı. Bizden önce pandemiyi yaşayan ülkelere baktığımız zaman oralardaki gelişmeler bizim önümüzü biraz aydınlatabiliyor. Çin devleti bir şekilde bu pandemiden kurtuldu. Oradaki fabrikalar çalışmaya başladı. Çin’in çalışıyor olması bizler için hem avantaj hem de dezavantaj. Pandemiye ciddi bir şekilde yakalanıyor olmamızda gelecekte bizler için ciddi bir sıkıntı esasında.

“KATMA DEĞERLİ BİR SEKTÖRÜZ”

Sektöre gelirsek şunu söylemek istiyorum. Ben Armatür Derneği’nin kurucu Başkanıyım. Biz armatür, valf, musluk, tesisat ekipmanları ve vana sanayicilerini bir çatı altında bir araya getirdik. Yaklaşık 1 yıllık bir derneğiz. Çok yeniyiz ama 30’un üzerine üyemiz var şu anda. Sektörün çoğunluğunu temsil etmeye çalışıyoruz. Sektör olarak 2,5 milyar dolar büyüklüğümüz var ama dünyaya baktığımız zaman dünyadaki sektörümüz 100 milyar doların üzerinde. Biz Türkiye olarak esasında bu pazardan ciddi bir pay alma potansiyeline sahibiz. 650 milyon dolarlık ihracatımız, 850 milyon dolarlık iç piyasamız var. 1 milyar dolara yakın ithalatımız var. 10 binin üzerinde çalışanımız var. İhracat kilogram değerimiz de 10 dolar gibi bir rakam. Katma değerli bir sektörüz.
 
“KRİZİ FIRSATA ÇEVİREBİLİRİZ”

Belki de bütün sektörlerde aynı sorun var.  Pazarların daralması bizi bekleyen en büyük tehlike. Öz kaynaklarıyla çalışamayan firmalarımızı maalesef ki ciddi sorunlar bekliyor. Ama bir taraftan da baktığımız zaman bu krizi bizler bir avantaja dönüştürebiliriz.

“REKABET AVATAJI SAĞLAYABİLİRİZ”
 
Neşe BERBER: Döndürebilir miyiz Gökhan Bey?

Gökhan TURHAN: Kendi sektörümden bahsetmek istiyorum. Yeni bir dünya düzeni oluşuyor. Hijyen dolayısıyla su hiç olmadığı kadar hayatımızda. Burada yeni ileri teknoloji, dizayn ve armatürlerle ciddi bir rekabet avantajı sağlayabiliriz.
 
“MARKALAŞMAK EN BÜYÜK HEDEFİMİZ”

Biz dernek olarak kolektif bir güç yaratmak istiyoruz. Zaten bu tür stk’ların kurulma amacı da bu. Markalaşma bizim önümüzdeki en büyük sıkıntı geçmişte. Avrupa’da ya da dünyadaki rakiplerimize baktığımız zaman onlar çok ciddi bir marka oluşturabilmişler. Bizim dernek olarak en büyük hedefimiz Türkiye’den ulusal markalar çıkartabiliyor olmak ve üyelerimizin iş hacmini artırmalarına yardımcı olmak.
 
“HEPİMİZ AYNI GEMİDEYİZ BÖYLE DEĞERLENDİRMEK LAZIM”

Bu kriz nedeniyle sektörün nabzını tutmak adına anket yaptık. Oradan çok ciddi veriler geldi. Her bir sanayi bir zincirin halkası. Bir sanayinin diğer bir sanayiden üstün olduğunu hiçbir zaman düşünmedim. Bizim burada bütün sanayi sektörlerini bir arada düşünmemiz gerekiyor. Birçok stk başkanı kendi sektörünü öne çıkarmaya çalışıyor maalesef ki ama hepimiz aynı gemideyiz. Bir sektörün kurtulup başka bir sektörün kurtulamaması ya da zorda kalmasını kimse istemez. Yapacağımız her türlü çalışmada tüm sektörleri değerlendirmek gerekiyor. Bu salgın gün gelecek bitecek.

“BİTİŞ ÖNGÖRÜM 2 AYI BULACAĞI YÖNÜNDE”

Neşe BERBER: Tarih olarak bir öngörünüz var mı? Ne zaman kurtuluruz bu salgından sizce?

Gökhan TURHAN: En iyi ihtimalle 2 aydan bahsediliyor. Pik yapıp düşüşe geçmesi 2 ayı bulacak diye düşünüyorum. Önümüzdeki günler bizler için çok kritik haftalar. Bu haftalarda muhtemelen tavan yapacak.

“PANDEMİYİ DİĞER ÜLKELERE GÖRE DAHA İYİ İDARE EDİYORUZ”

Ben dünya ile ilgili birkaç veri paylaşmak istiyorum. 14 Nisan itibariyle dünyadaki vaka sayısı 2 milyon oldu. Şu ana kadar da 120 bin hastanın salgın nedeniyle hayatını kaybettiğini biliyoruz. Yarım milyon kişiye yakın insan da iyileşti. Çin’di ama şu anda merkez üssü ABD oldu. En fazla can kaybının yaşandığı ülke de Amerika şu anda. 23 bin insan öldü. Hemen arkasından İtalya 20 bin kişiyle geliyor. İspanya 18 bin, Fransa 14 bin kişi oldu. Konuşmanın başında dediğiniz gibi İngiltere hafife aldı, 10 bin kişi hayatını kaybetti. İran 4 bin, Rusya’da da 15 binlere geldi. Bu rakamlara bakınca Türkiye’de Sağlık Bakanlığımızın aldığı çok ciddi tedbirlerle, önceden yaptığı çalışmalarla biz aslında pandemiyi diğer ülkelere göre çok daha iyi idare ediyoruz. 61 bin vakamız var ama can kaybımız 1296. Diğer ülkelere göre çok daha iyi durumdayız. Halkımız sokağa çıkma yasağında biraz panik yaptı ama bu hastalıkla yaşamayı öğreneceğiz.

“ÜRETİME DEVAM ETMELİYİZ”

Biz sanayiciler olarak bu pandemide üretimi devam ettirme yönünde gitmemiz gerektiğini düşünüyoruz. Hiçbir şekilde fabrikaların, iş yerlerinin kapanmaması gerektiğini düşünüyorum ben. Gerekli her türlü önlemi alıp fabrikalar çalışmak zorundalar. Kapanırsa sistemin kilitlenme durumu var. Ben işlerin buraya kadar gideceğini düşünmüyorum. Devletimiz bizlere izin verdiği sürece biz bu çalışmaları yapmak istiyoruz.

“ARTIK FİYATIN DIŞINDA BAŞKA ŞEYLERİN DE ÖNEMLİ OLDUĞU ANLAŞILDI”

Ben olumlu bakmak istiyorum. Türkiye’nin üretim potansiyeli çok yüksek. Türkiye’nin rekabet edebilme seviyesi çok yüksek. Hatta bu salgınla beraber bu avantajı daha da iyi seviyelere çıkartacağız. Salgın bittiğinde ülkemizin üretiminin çok daha iyi yerlere geleceğine inanıyorum. Belki de hep dünyanın tek bir tedarikçisi olduğu düşünüldü. ‘Çin nasıl olsa bize yetiyor’ diye tek bir tedarikçiyle çalışıldı. Bizler de belki yaptık bunları. Ama artık fiyatın dışında başka şeylerin de (hijyen, kalite, süreklilik vb.) önemli olduğu görüldü. Türkiye’nin burada bir numarada yer aldığını düşünüyorum.

“KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİ NOKTASINDA SIKINTILAR VAR”

Son olarak yapılması gerekenlerle ilgili şunları söylemek istiyorum. Mücbir sebep kapsamına tüm sanayi sektörleri alınmalı. Kısa çalışma ödeneğinde sıkıntılarımız var. Bu başvurular yetişmiyor mesela. Başvuru yapılıyor, kısa çalışma ödeneği onaylanmıyor.
 
“HERKESİN ELEKTRİK VE DOĞAL GAZ FATURALARI ÖTELENMELİ”

Elektrik, doğal gaz faturalarımızın en az 3 ay ertelenmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu herkes için olmalı esasında. Suyla alakalı bir öteleme oldu. Personel maaşları konusunda kredi aldığımız zaman bunlara faiz uygulanıyor. Bu faizler alınmamalı. İleride nakit sıkışıklığı altına gireceğimiz belli.

“DEVLET DAHA DA YANIMIZDA OLMALI”

Devlet bizim %50 ortağımız. Devlet bu anlamda bizim yanımızda ama bizde gelecekte ne olacağından korkuyoruz esasında. Devleti daha da yanımızda görmek istiyoruz. Getirilen son çek düzenlemesiyle biliyorsunuz çekler ödenmediği takdirde mücbir sebep kapsamında 1-1,5 ay öteleniyor. Ödeme durumu olan firmalar ödesinler yoksa bu işin sonunda gerçekten tüm sektörler kitlenebilir.

Haber : Hazal BAŞARAN
 
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum