Silivri'den KYÇ Türkiye Polis Emeklileri Derneği Yönetimine Sert Açık Mektup: 170 Bin Emekli Polisin Hakları Neden Aranmıyor?
Hamza Komut, Silivri’de faaliyet gösteren Tüm Polis Emeklileri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkan Yardımcısı sıfatıyla kamuoyuna ve dernek yönetimine hitaben dikkat çeken bir açık mektup yayımladı.
Editör: Yaz Dostum
23 Şubat 2026 - 00:41
“Kamuoyuna ve KYÇ Türkiye Polis Emeklileri Derneği Yönetimine Açık Mektup” başlığıyla yayımlanan metinde, yaklaşık 170 bin emekli polisin haklarının yeterince savunulmadığı ve mevcut yapının dar bir grubun kontrolünde kaldığı öne sürüldü.
Açıklamada, sivil toplum kuruluşlarının gücünün üye sayısından çok ortak ideal etrafında birleşebilme kapasitesiyle ölçüldüğü vurgulanarak, bu noktada Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği örnek gösterildi. Astsubayların hak arama mücadelesinde “50 bin yüreğin tek yumruk olup meydanlara sığmadığı” ifade edilerek bunun şeffaf yönetim anlayışı ve birlik ruhunun sonucu olduğu savunuldu.
“3 Bin Üye Tesadüf Değil, Bilinçli Tercih”
Açık mektupta, 170 bin emekli polisin bulunduğu bir camiada üye sayısının 3 bin civarında kalmasının “başarısızlık değil, bilinçli bir tercih” olduğu öne sürüldü. Bu durumun, derneğin geniş kitlelere açılmak yerine belirli bir zümrenin kontrolünde tutulduğu ve bir “zümre saltanatı” oluşturduğu eleştirisine dayanak gösterildi.
“Kaymak Tabaka” ve Mali Kaynak İddiası
Metinde, derneğin milyarlarca liralık mal varlığı ve gelirine dikkat çekilerek bu kaynakların 170 bin emekli polisin hak mücadelesine değil mevcut statükonun korunmasına harcandığı iddia edildi. Açıklamada, derneğin neden tüm emeklileri kapsayan bir yapıya dönüşmediği ve “neden üyeden kaçıldığı” sorusu da yöneltildi.
“Kapalı Kapılar Ardında Yönetim” Eleştirisi
Hak arama mücadelesi veren diğer meslek grupları meydanlarda görünür olurken dernek yönetiminin kapalı kapılar ardında hareket ettiği ileri sürülen metinde, emekli polislerin meslek hayatlarında öğrendikleri disiplinin hak kayıplarına sessiz kalacakları anlamına gelmediği vurgulandı.
Yönetim Kuruluna Net Çağrı
Açık mektubun sonunda yönetim kuruluna şu çağrı yapıldı: Ya 170 bin emekli polisi kapsayan şeffaf bir vizyonla kapılar açılmalı ve aktif hak mücadelesi yürütülmeli ya da görev, bu anlayışı benimseyen kişilere bırakılmalı.
Metin, “50 bin kişinin bir araya gelebildiği bir ülkede 170 bin emekli polisin hakları savunulmuyorsa sorun polislerde değil yönetimdedir” ifadeleriyle son bulurken, “meşale yakanları selamlıyor, söndürenleri ise emekli polisin vicdanına havale ediyoruz” mesajıyla noktalandı.
Açıklamada, sivil toplum kuruluşlarının gücünün üye sayısından çok ortak ideal etrafında birleşebilme kapasitesiyle ölçüldüğü vurgulanarak, bu noktada Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği örnek gösterildi. Astsubayların hak arama mücadelesinde “50 bin yüreğin tek yumruk olup meydanlara sığmadığı” ifade edilerek bunun şeffaf yönetim anlayışı ve birlik ruhunun sonucu olduğu savunuldu.
“3 Bin Üye Tesadüf Değil, Bilinçli Tercih”
Açık mektupta, 170 bin emekli polisin bulunduğu bir camiada üye sayısının 3 bin civarında kalmasının “başarısızlık değil, bilinçli bir tercih” olduğu öne sürüldü. Bu durumun, derneğin geniş kitlelere açılmak yerine belirli bir zümrenin kontrolünde tutulduğu ve bir “zümre saltanatı” oluşturduğu eleştirisine dayanak gösterildi.
“Kaymak Tabaka” ve Mali Kaynak İddiası
Metinde, derneğin milyarlarca liralık mal varlığı ve gelirine dikkat çekilerek bu kaynakların 170 bin emekli polisin hak mücadelesine değil mevcut statükonun korunmasına harcandığı iddia edildi. Açıklamada, derneğin neden tüm emeklileri kapsayan bir yapıya dönüşmediği ve “neden üyeden kaçıldığı” sorusu da yöneltildi.
“Kapalı Kapılar Ardında Yönetim” Eleştirisi
Hak arama mücadelesi veren diğer meslek grupları meydanlarda görünür olurken dernek yönetiminin kapalı kapılar ardında hareket ettiği ileri sürülen metinde, emekli polislerin meslek hayatlarında öğrendikleri disiplinin hak kayıplarına sessiz kalacakları anlamına gelmediği vurgulandı.
Yönetim Kuruluna Net Çağrı
Açık mektubun sonunda yönetim kuruluna şu çağrı yapıldı: Ya 170 bin emekli polisi kapsayan şeffaf bir vizyonla kapılar açılmalı ve aktif hak mücadelesi yürütülmeli ya da görev, bu anlayışı benimseyen kişilere bırakılmalı.
Metin, “50 bin kişinin bir araya gelebildiği bir ülkede 170 bin emekli polisin hakları savunulmuyorsa sorun polislerde değil yönetimdedir” ifadeleriyle son bulurken, “meşale yakanları selamlıyor, söndürenleri ise emekli polisin vicdanına havale ediyoruz” mesajıyla noktalandı.









YORUMLAR