Yılmaz'dan Kuzey Kıbrıs Lideri Akıncı'ya Sert Tepki

Silivri Belediye Başkanı ve MHP Grup Başkanvekili Volkan Yılmaz, İBB Meclisi Şubat ayı birinci oturumunda KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın Kıbrıs’ın Türkiye’ye bağlanma ihtimalini, “korkunç” olarak nitelendirdiği skandal sözlerine tepki gösterdi. 'Kıbrıs Türk’tür, Türk kalacaktır!' diyen Yılmaz, Akıncı’yı istifaya davet etti.

Yılmaz'dan Kuzey Kıbrıs Lideri Akıncı'ya Sert Tepki
Editör: Yaz Dostum
10 Şubat 2020 - 22:10 - Güncelleme: 10 Şubat 2020 - 22:14

KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, İngiliz The Guardian'a (dı gardian) skandal açıklamalarda bulundu. Akıncı, federal çözüme tez zamanda varılmazsa bölünmüşlüğün kalıcı hale geleceği savundu. Ayrıca Kıbrıs'ın Türkiye'ye bağlanma ihtimalini “korkunç” olarak niteledi. Silivri Belediye Başkanı ve MHP Grup Başkanvekili Volkan Yılmaz, İBB Meclisi Şubat ayı birinci oturumunda Akıncı’nın skandal açıklamalarına sözlerine zehir zemberek yanıt verdi.

“KIBRIS TÜRKLÜĞÜNÜ VE ÇIKARLARINI SAVUNMAK YERİNE, EMPERYALİSTLERİN VE RUMLARIN DEĞİRMENİNE SU TAŞIYOR”

Yılmaz, şöyle konuştu: Türkiye Cumhuriyeti devleti bölgesinde her geçen gün küresel bir aktör, bir kutup başı olma yolunda ilerlerken maalesef ki dışardakilerin rahat durmadığı gibi içimizde bizimle beraber olanlar da bu emperyalistlere, siyonistlere ayak uyduruyorlar. Evet, Kıbrıs.  Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, bir İngiliz gazetesine verdiği demeçte sakat zihniyetini gözler önüne sermişti. Bu şahıs Kıbrıs Türklüğünü ve çıkarlarını savunmak yerine, Akdeniz’de karanlık hesaplar yapan küresel emperyalistlerin ve Rumların değirmenine maalesef ki su taşımıştır.
 
“YAPTIĞI KÜRESEL ÇETELERLE İŞBİRLİĞİDİR”
 
Aynı zamanda şehitlerimizin aziz hatıralarına saygısızlık etmeye devam ederken teslimiyetin sözcülüğünü savunmuştur. Bu zat, ‘Ankara tarafından yutulmaktan endişe ediyorum’ sözüyle tam bir akıl tutulması yaşamıştır. Yine “İkinci Tayfur Sökmen (Atatürk’ün fedaisi Kuvayı Milliye’nin neferi Hatay’ın Cumhurbaşkanı Tayfur Sökmen) olmayacağım’ sözleri ise ihanetle eşdeğerdir. Türkiye’nin Akdeniz’de sıkıştırılmak, manevra alanının daraltılmak istendiği bu dönemde bu zatın yaptığı küresel çetelerle işbirliğinden başka bir şey değildir. Kıbrıs davası ve Kıbrıs Türklüğünün böylesi teslimiyetçi bir zihniyeti de kabul etmesi mümkün değildir.

“AKINCI, ENOSİS'İN YÖRÜNGESİNDEDİR”

Adada Kıbrıs Türklüğü her zaman adil ve kalıcı bir çözümden yana olmuş ama Rum kesimi her zaman kriz ve çözümsüzlükten yana tavır koymuştur. Akıncı’nın bu tarihsel gerçekleri unutup Türkiye’yi hafife alması Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Türkiye’ye bağlanmasını korkunç olarak nitelendirmesi EOKA diline tutulmasından başka bir anlam taşımayacaktır. Ana vatan, yavru vatan tanımına karşı çıkan, ‘Türkiye’ye ekonomik bağımlılıktan rahatsızlık duyuyorum’ diyen, Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nin desteğine ihtiyaç duyduğunu küstahça söyleyebilen Akıncı, ENOSİS'in yörüngesindedir.

“DERHAL O KOLTUKTAN KALKMALI!”

Bu nedenlerle Akıncı’nın işgal ettiği ve layık olmadığı bir koltuk vardır. Cumhurbaşkanlığı koltuğundan derhal kalkmalı ve Akıncı istifa etmelidir. Akıncı ve yandaşları şunu unutmasın ki; Kıbrıs Türk’tür, Türk kalacaktır! Beşparmak dağlarına dökülen şehit kanları hiçbir şart altında silinmeyecek, ecdadın emanetleri de çiğnetilmeyecek. Kıbrıs Türklüğünün bağımsızlığı için şehit olan ve mücadele eden başta Dr. Fazıl Küçük ve kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf Denktaş’ı ve tüm dava insanlarını rahmetle, şükranla, minnetle yad ediyorum. Bu necip milletin evlatları her dönemde, her koşulda bağımsızlıklarından ödün vermemişler ve dünyaya meydan okumuşlardır.

“YEMİNİMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ”

Yine 28 Ocak 1920’de bundan 100 yıl önce son Osmanlı Mebusan Meclisi’nde tüm dünyaya Misak-ı Milli’yi duyurmuşlardır. Yani milli andını, Türk’ün bağımsız ve hür yaşayacağını, içerideki işbirlikçilere ve dışarıdaki işgalci emperyalistlere haykırmıştır. Misak-ı Milli’de ortaya konan irade ve bu irade sayesinde bugünkü Türkiye Cumhuriyeti devletinin sınırları da çizilmiştir.  Büyük milletin büyük yeminleri olur. Mete Han’dan Bilge Kağan’a, Selçuk beyden Osman beye ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten Türk milletine kadar gelen yemin sürdürülecektir. Yemin olsun, ant olsun!”

Haber : Batuhan GÜÇLÜ
 
 
 
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum