Adin Bant A. Ş. Yön. Kur. Bşk. Nida Temiz: "10 Milyon Metrekareye Yakın Nominal Kapasitemiz Var"

Silivri SİAD ile Küpe FM işbirliğiyle yayımlanan İş Dünyası programına Değirmenköy’de faaliyet gösteren Adin Bant A. Ş.’nin Yönetim Kurulu Başkanı Nida Temiz konuk oldu. Temiz, “Yaklaşık 40 ülkeye ihracat yapıyoruz. Bunların bazılarında güçlü, bazılarında yeniyiz. Aylık yaklaşık 10 milyon metrekareye yakın nominal kapasitemiz var. Reelde bu 7-8 milyon metrekareleri buluyor. Bu koruma bandı sektörü için ciddi büyük bir rakam" dedi.

Adin Bant A. Ş. Yön. Kur. Bşk. Nida Temiz: "10 Milyon Metrekareye Yakın Nominal Kapasitemiz Var"
05 Mayıs 2020 - 15:59 - Güncelleme: 05 Mayıs 2020 - 16:13


Silivri Sanayici ve İş Adamları Derneği’nin katkılarıyla Küpe FM’de yayımlanan İş Dünyası’nın yeni konuğu Adin Bant A. Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Nida Temiz oldu. Telefon bağlantısı üzerinden gerçekleştirilen programda radyo programcısı Turhan Alyakut’un sorularını yanıtlayan Temiz; koronavirüsün etkilerinden başlayarak, firmanın kuruluş ve yükseliş öyküsü, hizmet anlayışı, sektörel rekabet analizleri ve çevre hassasiyetine kadar pek çok konuyu içtenlikle değerlendirdi.
 
Temiz, soruları şöyle yanıtladı;

“SALGINA HAZIRLIKSIZ YAKALANDIK”

Turhan ALYAKUT: Bu süreci nasıl geçiriyorsunuz? Öyle başlayalım sohbetimize…

Nida TEMİZ: Herkes gibi biz de çok şaşkınız. Hayatla ilgili tecrübelerimiz artıyor ama bu bambaşka bir şey. Gerçekten çok da hazırlıksız yakalandık. Bu çağda başka bir şey beklenirdi ama bir salgın hastalıktan dolayı dünyanın gelişmiş ülkeleri de dahil hepimizin hayatının bu kadar aksayabileceğini tahmin edemezdik. Ancak insanoğlu her şeye alışıyor. Her ortamda yaşamak için bir mücadele veriyoruz. Bu süreci de bir şekilde yönetmeyi öğreniyoruz.
 
“TESİSİ KAPATMADIK, ÇALIŞMA TEMPOMUZU ESNEKLEŞTİRDİK”

Ben herkes gibi yaşantımı kısıtlandırdım. Çok şükür aileden de, iş arkadaşlarımızdan da bu hastalığa maruz kalan kimse olmadı. Umuyorum da olmaz. İşyerimizi tamamen kapatmadık, nöbetleşe çalışma sistemine geçtik. Haftanın belli günlerinde daha düşük yoğunluklu çalışma izlemeye başladık. Maske, siperlik gibi koruyucular kullanmaya başladık. Hijyen kurallarımızı artırdık. Şu ana kadar herhangi üzücü bir durum yaşamadık çok şükür. Umuyorum ülke ve dünya olarak en kısa sürede bunu artırırız.

“2010 YILINDA TEK BİR ÜRETİM HATTI İLE YÜZEY KORUMA FİLMİ ÜRETEREK BAŞLADIK”

Turhan ALYAKUT: Adin Bant’la ilgili bizlere bilgi verir misiniz? Ne zaman kuruldu? Üretim kapasitesi nedir? Kaç kişi çalışıyor? Neler üretiyorsunuz?

Nida TEMİZ: Adin Yapışkanlı Bant, 2010 yılının Ekim ayında kuruldu. Tek bir üretim hattı ile yüzey koruma filmi üretmeye başladık. Sektörümüz yapışkanlı bant diye geçse de yüzey koruma filmleri biraz daha farklı ve nitelikli ürünler. Bunlar normal alıştığımız yapışkanlı bantların dışında günlük yaşantınızda kullandığınız, size bir şekilde özellikle yeni olarak ulaşan tüm ürünlerin üzerinde, satın almış olduğunuz objeyi koruma amacıyla kaplanan filmler.  Örneğin yeni bir ev aldınız, o evin mutfak dolaplarının üzerinde incecik zar gibi bir koruma filmi vardır; bu mutfak dolapları size çizilmeden, tozlanmadan, zarar görmeden ulaşsın diye… Veya bir evye taktınız mutfağınıza. Onun üzerinde bulunan mavi şeffaf koruma filmleri… Son tüketiciye ürünün çizilmeden, kirlenmeden, zarar görmeden ulaşmasını sağlar. En büyük özelliği montajdan sonra söküldüğünde yüzeyde hiçbir iz bırakmıyor olmasıdır.

“İHRACAT AĞIRLIKLI BİR FİRMAYIZ”

Yapışkanlı olmasına rağmen yapışkanın yüzeyde kalmaması işin en teknik ve zor kısmıdır. Çok çeşitli ürünler var; ayna ve camdan tutun da halıfleks gibi parlaklığı birbirinden farklı yüzeyler için biz bu ürünleri üretiyoruz. 2010 yılında tek bir hatla üretime başladık. İhracat ağırlıklı bir firmayız. Hızlı bir büyüme gerçekleştirdik. Mevcut tesisimiz yeterli olmayınca, 2014 yılında Silivri Değirmenköy’deki fabrikamıza taşındık. Yeni üretim hatları ilave ettik. Tam entegre bir hale getirdik.
 
“REELDE 7-8 MİLYON METREKARE KAPASİTEMİZ VAR”

Şu anda tesisimizde koruma bantlarının önce filmlerini, sonra matbaada marka baskılarını, arkasından tutkallamalarını ve konfeksiyon dilmelerini tam entegre olarak yapıyoruz. Aylık yaklaşık 10 milyon metrekareye yakın nominal kapasitemiz var. Reelde bu 7-8 milyon metrekareleri buluyor. Bu ciddi büyük bir rakam koruma bandı sektörü için. Yaklaşık 60 kişilik bir kadroyla faaliyetlerimize devam ediyoruz.

“TÜRKİ CUMHURİYETLERDE GÜÇLÜYÜZ”

Turhan ALYAKUT: Üretiminizin büyük bir bölümünün ihracata yönelik olduğunu söylediniz. Ürünlerinizi dünyanın nerelerine ihraç ediyorsunuz?

Nida TEMİZ: Türki Cumhuriyetlerde oldukça güçlüyüz. Ortadoğu’da iyiyiz. Onun dışında Orta Avrupa’da Balkanlarda ciddi anlamda varız. Kuzey Afrika’da varız. Sanıyorum 38-39 ülkeye ihracat yapıyoruz. Bunların bazılarında güçlü, bazılarında daha yeniyiz. O pazarları da geliştirmeye çalışıyoruz. Bizim ürünümüz sanayiye yönelik bir ürün olduğu için bizim ürün satabilmemiz için o ülkede sanayinin de ilerliyor olması lazım. Sanayinin hiç gelişmediği ülkelerde etkin olamıyoruz. Bizim en büyük rakiplerimiz Çin’de var. Avrupa’da da Fransa ve Almanya’da çok büyük rakipler var. Bu pazarlarda etkin olmak için elimizden geleni yapıyoruz.

“BİZİM İŞİMİZ TERZİ ÇALIŞMASINA BENZİYOR”

Turhan ALYAKUT: Peki Türkiye’de rekabet güçlü mü? Bu sektörde faaliyet gösteren şirketlerin sektörel açıdan durumu ne?

Nida TEMİZ: Türkiye pazarı, iç Pazar küçümsenemez. Mesela Pvc Profil sektöründe Türkiye, Almanya’dan sonra ikinci büyük Pvc Profil pazarı. Dolayısıyla bizim koruma bantlarımız bu pazarda oldukça fazla kullanılıyor. Türkiye’de rekabet her zaman var. Ürün teknik bir ürün olduğu için çok büyük makineler alarak, çok büyük sermayeler koyarak “ben bunu yaparım” diyebileceğiniz bir ürün değil. Biraz önce söylediğim örneklerdeki gibi bugün bir aynaya, cama yapıştırmakla, cep telefonunda kullanmakla, bir otomotiv kaputunda kullanmakla ilgili çok ciddi arka çalışmalar yapmanız gerekiyor çünkü bunun ısıya gireni var, soğuk hava deposunda kullanılanı var, güneşe çıkanı var. Hepsi için farklı formüller olması gerekiyor. Bu manada bazı ambalaj firmaları dönem dönem buna hevesleniyorlar, bu işe girip çıkıyorlar. Bu biraz daha terzi çalışması gibi. Vücuda göre dikim yapmanız gerekiyor. O da çok büyük firmalar için fleksibl olamıyor.

“İŞİN TEKNİK KISMINI DÜŞÜNMEDEN HEVESLENİP SEKTÖRE GİRENLER PAZARI BOZUYOR”

Turhan ALYAKUT:
Peki bu sektöre girip çıkanlar bir dönem her sokakta açılan lokmacılar ya da pilavcılar gibi çok değildir herhalde…

Nida TEMİZ: Pazarı bozup fiyat düşürüyorlar. Sonra olmuyor çıkıyorlar ama fiyatları tekrar yukarı çekmek çok mümkün olmuyor. Yani verdikleri zararla kalmış oluyor aslında. Yapacak bir şey yok tabi sonuçta serbest bir piyasada ticaret yapmaya çalışıyoruz. Elimizden geldiği kadar ürün kalitesiyle fark yaratmak durumundayız.

“BU SEKTÖRDE ZAMANIN TRENDLERİNİ YAKALAMAK ÖNEMLİ”

Turhan ALYAKUT:
Bu fark aynı zamanda inivasyon ve AR-GE’ye yapacağınız yatırımlarla ilgili değil mi?

Nida TEMİZ: Evet tabi. Bunlar çok önemli. Bir de sektörde çok devinim halinde. Eskiden alüminyum profil deyince beyaz boyalı bir metal gözümüzün önüne geliyordu ama bugün o kadar çok dekoratif alüminyum yüzeyler var ki… Şimdi bunların her biri için ayrı bir koruma bandı teklif etmeniz gerekebiliyor. Bir yüzeyde hiç yapışmayan ürün, başka bir yüzeyde çok yapışabiliyor. Bu sektörde günün modasını da iyi takip etmek gerekiyor dolayısıyla…

“HAMMADDELERİMİZİN BÜYÜK BİR KISMI İTHALATA DAYANIYOR”

Turhan ALYAKUT: Peki sizin üretimde kullandığınız hammadde dışarıya bağımlı bir hammadde mi yoksa Türkiye’den sağlayabildiğiniz bir hammadde mi?

Nida TEMİZ: Petrol türevi hammaddeler kullanıyoruz. Petrol türevi ürünlerde de muhakkak dışarıya bir bağımlılık oluyor çünkü bugün Türkiye’de tek PETKİM var. Onun zaten kapasitesi, fiyat rekabeti dönem dönem çok iç açıcı olmuyor. Orayla da çalışmakla birlikte, ithalata başvurmak durumunda kalıyoruz. Tutkal tarafında yine öyle. Yurtiçindeki tutkal formülasyonları her ürün için yeterli olmuyor dolayısıyla orada da dünya devi firmalardan ürün satın almak durumunda kalıyoruz.

“KORONAVİRÜS YENİ PAZARLAR OLUŞTURUYOR”

Turhan ALYAKUT: İhracat ve ithalatla iç içesiniz dolayısıyla yaşadığımız şu süreçte sizin başka birçok sektöre göre daha çok etkilenmiş olabileceğinizi düşünüyorum…

Nida TEMİZ: Doğru söylüyorsunuz. Muhakkak etkilendik. Bu dönemde biraz önce bahsettiğim sektörlerde müthiş bir daralma oldu. Buradan talepler kesildi. İç piyasa tarafı da öyle. Ama şu anda bizim de hiç beklemediğimiz bir şekilde koronavirüsünden dolayı yeni yapılan terlikler var biliyorsunuz. O terliklerin üzerine yüzey koruma talebi geldi. Şu anda koruma bandını biz bu tarafa doğru yönlendirmek zorunda kaldık. Siperlikler de kalın polyester filmlerden üretiliyor. Camı çizik, kirli, karşıyı göremediğiniz bir siperli kullanmak istemezsiniz. Bu noktada yine onun da sağlam ve temiz bir şekilde vatandaşa ulaşması için yüzey koruma gerekiyor. Maalesef üzücü de olsa yeni bir pazar oldu. Hızlıca cevap verebiliyoruz.

“ÇEVRE KİRLİLİĞİ YARATMIYORUZ”

Turhan ALYAKUT: Kullandığınız hammaddeler petro kimya ürünleri olunca konu dönüp dolaşıp sürdürülebilir çevreye geliyor. Kullandığınız hammadde dolayısıyla çevreyle ilgili ne tür önlemler alıyorsunuz?
 
Nida TEMİZ: Biz alçak yoğunluklu polietilen malzeme kullanıyoruz. Bunlar granür halinde geliyor. Biz bunları eritip şekil veriyoruz. Yani fiziksel olarak malzeme değişiyor. Burada herhangi bir başka reaksiyon yok. Yani dışarıya çıkan bir gaz-sıvı atılımı yok. İkinci kısım tutkallama kısmı. Bizim rakiplerimizin birçoğu solvent esaslı tutkal kullanır. Tabi bu solventleri de uçurduğunuz zaman ciddi bir emisyon çıkar. Biz su bazlı akrilik tutkallarla tesisimizi inşa ettik . Hatta o dönemde rakiplerimiz, “Bu iş bunla olmaz, fazla gidemezler” gibi bir takım iddialarda bulundular. Biz o dönem en son sektöre giren en genç firma olarak Avrupa’nın yüzünü su bazlı akrilik tutkala çevirdiğini görmüştük. İşin tutkal tarafında da gökyüzüne verdiğimiz yalnızca su buharı. Yine de tesisimizde arıtma tesisi yaptık. Doğabilecek atık tutkalları çamurlaştırıp presliyoruz ve sonra firmadan uzaklaştırıyoruz. Büyük bir tesis değil ama onu da dikkatli bir şekilde devreye soktuk. Her firma devamını sağlıklı bir şekilde sağlayabilmek adına çevreyle ilgili hassasiyet göstermek zorunda.

“SANAYİCİ VE ÇALIŞAN ARKADAŞLARIM, UMUTLARINI YİTİRMESİN, BUGÜNLER DE GEÇECEK…”

Turhan ALYAKUT:
Bu kısıtlı süre içinde güzel bir sohbet gerçekleştirdik. Son olarak eklemek istediklerinizi alalım, yayını öyle kapatalım Nida hanım…

Nida TEMİZ: Çok teşekkür ediyorum, size de iyi yayınlar diliyorum. Bütün sanayici ve çalışan arkadaşlara umutlarını kaybetmemelerini tavsiye ediyorum. Zor günler geçiriyoruz ama elbet bugünler de geçecek… Umuyorum yaz aylarında daha iyi gelişmeler olacaktır.

Haber : Hazal BAŞARAN
 
 
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum