İskender Özdemir: "Çocukları Sporla Tanıştırmak Görevimiz"

Lions Leo Dernekleri Esen İbak Özel Eğitim Uygulama Merkezi’nde pandemi nedeniyle geçici bir süre Müdür Yardımcılığı yapan, görev süresi dolunca İBB Abdülezel Paşa Ortaokulu’ndaki Beden Eğitim Öğretmenliği görevine dönecek olan İskender Özdemir’e okulları, spor çalışmalarını, okulların ihtiyaçlarını, ilçedeki spor tesislerinin yeterli olup olmadığını, sporun yaygınlaştırılması adına neler yapılabileceğini ve Silivri Belediyesi’nin yapımını sürdürdüğü yüzme havuzu projesini nasıl değerlendirdiğini sorduk. Sorularımızı içtenlikle yanıtlayan İskender Özdemir; toplumda spor yapma kültürünün yerleştirilmesi, çocuklara erken yaşta sporu sevdirerek onları sporla tanıştırmak, sportif yeteneğe sahip çocukların tespit ederek spor branşlarına yönlendirmek ve üst düzey sporcu olarak yetiştirilmelerini sağlamak adına beden eğitimi öğretmenlerine büyük görev düştüğünün altını çizdi.

İskender Özdemir: "Çocukları Sporla Tanıştırmak Görevimiz"
Editör: Yaz Dostum
08 Aralık 2020 - 22:56 - Güncelleme: 08 Aralık 2020 - 23:35

Lions Leo Dernekleri Esen İbak Özel Eğitim Uygulama Merkezi’nde pandemi nedeniyle geçici bir süre Müdür Yardımcılığı yapan, görev süresi dolunca İBB Abdülezel Paşa Ortaokulu’ndaki Beden Eğitim Öğretmenliği görevine dönecek olan İskender Özdemir’le gerçekleştirdiğimiz röportajda kendisine okulların genel durumu ve spor üzerine sorular yönelttik. Tüm sorularımızı cevaplayan İskender Özdemir; çocukları sporla tanıştırmak, sporu sevdirmek ve bu konuda kendilerini geliştirip ilerlemelerini sağlamak adına beden eğitimi öğretmenlerine büyük görev düştüğünü vurguladı.

Röportajı aynen bilginize sunuyoruz;

“MESLEKTE 25’İNCİ YILIM”

Hazal BAŞARAN: Öncelikle sizi daha yakından tanıyabilir miyiz?

İskender ÖZDEMİR: Ben Konyalıyım. 1973 yılında doğdum. Beden eğitimi öğretmeniyim. Eski milli güreşçiyim. Hemen hemen tüm branşlarda antrenörlük belgesi sahibiyim. Meslekte 25'inci yılım. Arnavutköy’den geldim. Yaklaşık 2 senedir Silivri’deyim.

“SPOR ŞEMSİYESİ PROJEMLE 550 ÖĞRENCİDEN 450’SİNİ LİSANSLI SPORCU YAPTIK”

Göreve ilk olarak Abdülezel Paşa okulunda başladım. Orada “Spor Şemsiyesi” adı altında bir proje başlattım. 550 öğrenciden 450 öğrencimizi lisanslı sporcu yaptık. Yani okulun %85’i gibi güzel bir rakama ulaştık. Okulda toplamda 56 tane takım kurduk. 8 takımımız İstanbul Şampiyonu oldu. 12 takım da ilçe şampiyonu oldu. Çok güzel bir proje hayata geçirdiğimizi düşünüyorum. Bu anlamda katılım ve lisanslı öğrenci sayısı bakımında Türkiye’de 1. sırada bir okuluz. O zaman Erhan Yaman’dı okul müdürümüz. Şimdi değişti, Nilüfer hoca geldi.

“BU YAZ ÇOCUKLARA YÜZMEYİ ÖĞRETTİK”

Gençlik ve Spor Bakanlığı proje kapsamında “Yüzme Bilmeyen Kalmasın projesini Zerrin hoca ve Spor Eğitim Uzmanı Sercan Şipka’nın katkılarıyla organize ettik ve bu yaz Silivri Plajı'nda uygulamaya başladık. Çocukları sporla buluşturmak adına büyük işler başardık Silivri’de.

“LİONS, ENGEL DURUMU AĞIR OLAN ÖĞRENCİLERİMİZİN OLDUĞU BİR OKUL”

Hazal BAŞARAN: Lions Leo Dernekleri Esen İbak Özel Eğitim Uygulama Merkezi hakkında bilgi verir misiniz? Hangi kademelerde eğitim-öğretim faaliyeti gösteriyor, kuruluş amaçları nedir?

İskender ÖZDEMİR: Bu okul engelli öğrencilerin en ağır olanlarının bulunduğu bir okul. Burada klinik vaka olan çocuklarımız ağırlıkta. Mesela otizmde ağır semptomlara sahip çocuklarımız var, tekerlekli sandalyede olan çocuklarımız var, kolunu dahi kullanamayan çocuklarımız var. Hemen hemen yarısının altı değiştiriliyor. Bakım ve ilgiye gereksinimleri son derece yüksek olan çocuklardan bahsediyorum. Burada 1 öğrenciye 2 ya da 3 öğretmen düşüyor. Özel eğitim alanında uzmanlaşmış öğretmenlerimiz çocuklarımızla birebir ilgileniyor. Burası anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lise kademesi olarak faaliyet gösteriyor.



“BU ÇOCUKLARIMIZ İÇİN PROJE GELİŞTİRECEĞİM”

Ben bu çocuklara proje yazmak için geldim. Benim Abdülezel Paşa okulunda da özellikle uğraştığım çocuk kitlesi özel öğrenciler ve risk grubunda olan yani anne-baba boşanmış ya da maddi durumu kötü olan öğrencilerimizdi. “Spor Şemsiyesi” projesinde de böyle dezavantajlı öğrencileri bir araya getirmiş, çocuklarımıza sporu sevdirmeyi ve takım ruhunu aşılamayı amaçlamıştım. Tek gayem hayata tutunmalarını sağlamaktı. Başarılı da olduk. 6 aylık bir çalışma ile bunlar oldu. 6 aylık bu çalışmamızdan sonra Mart ayında pandemi sürecine girdik. Benim amacım çocukların tamamını aktif sporcu yapmaktı. Salgın süreci buna engel oldu.

“CORONA VİRÜSÜ NEDENİYLE ZOR GÜNLER GEÇİRDİK”

Hazal BAŞARAN: Salgın döneminde eğitim-öğretim faaliyetlerini nasıl sürdürüyorsunuz?

İskender ÖZDEMİR: Okulların açılması zaten anaokulu özel eğitim öğrencileri ile oldu. İlk normal okulları zaten daha önce açmıştık. Bu aşamada birkaç öğretmen ve öğrencimizde corona virüsü çıktı. Fiziksel temas gerektiren bir iş haliyle üst seviyede tedbir alsak da kaçınılmaz oldu. Hepimiz panikledik. Biraz zorluk yaşadık. Salgın vakalarının artış göstermesiyle okullar kapandı. Okullar kapanmasa daha büyük bir risk altında olacaktık hepimizi.

“ÖĞRETMENLERİMİZ COCUKLARIMIZLA VE AİLELERİYLE SÜREKLİ BAĞLANTI HALİNDE”

Şu an öğrenci yok. Öğretmenlerimiz uzaktan aileleriyle sürekli iletişim halinde ve desteğe hazırlar. Ekrana bağlı kalamayan çocuklarımıza ödev veriliyor.  Eğitimden mümkün olduğunca uzak kalmamaları ve öğrendiklerini de unutmamaları amacıyla öğretmenlerim elinden geleni yapıyor.

“OKUMUZUN SPOR SALONUNUN BAŞTAN AŞAĞI BİR YENİLENMESİ GEREKİYOR”

Hazal BAŞARAN: Özel öğrencilerin eğitim kalitesinin iyileştirilmesi adına yetkililerden talepleriniz var mı?

İskender ÖZDEMİR: Özel eğitim öğrencileri için devlet gerekeni yapmaya çalışıyor. Özel eğitim materyallerimiz eskiyor, bazı aksaklıkların halledilmesi lazım. Toplumun ayrılmaz bir parçası olan özel öğrencilerimizin eğitim öğretim imkânlarından en üst düzeyde yararlanmalarını sağlamak amacıyla hayırseverlerimizi daha sağduyulu olmaya davet ediyorum. Mesela okulumuzda spor salonumuz var. Çocuklarımızın günlük egzersizlerini yapması lazım. Salondaki spor aletlerinin yenilenmeye ihtiyacı var. Neredeyse 10 yıl kullanılmışlıkları var ve artık elden geçirilmeleri gerektiği açıkça ortada. Spor salonumuzun baştan başa yenilenmesi gerekir. Sporun özel öğrencilerimizin hayatındaki yeri çok önemli, bunu tekrar vurgulamak isterim… Baştan aşağı bir yenilense çocuklarımız için çok güzel olacak.



“HALTER SPORUNA OLAN ÖNYARGIYI KIRMAK ZOR OLSA DA BAŞARIYORUZ”

Hazal BAŞARAN: Sizinle yaptığımız sohbette halter sporunu Silivri'de tekrar canlandırmak için büyük bir çaba ortaya koyduğunuzdan bahsetmiştiniz. Bu konuyu biraz açar mısınız?

İskender ÖZDEMİR: Ben Arnavutköy’de de halter takımı çalıştırıyordum. İnsanlarımız halter sporuna biraz uzak ve önyargılı; kız çocukları çirkinleşir, erkek çocuklarının boyu kısa kalır tarzında düşüncelere sahip olabiliyorlar.  Arnavutköy’de kız öğrencilerimizi bu spora dahil etmekte epey güçlük yaşamıştık ancak halter sporuyla tanışan o azınlıktaki kızlarımız derece yapınca velilerde heveslenmişti. Mesela Abdülezel Paşa okulunda 30’a yakın kız çocuğumuzla halter çalışması yaptık, en son 10 kişi ile tamamladık. Halter spor açısına bakış açısı çok farklı.

“KIZ-ERKEK KARMA TAKIMIMIZ HALTERDE İSTANBUL ŞAMPİYONU OLDU”

Milli haltercimiz Naim Süleymanoğlu hayatını kaybedince bir proje yapmak istedim. Öncelikle bir öğrencimiz halterde büyük başarılara imza atan Naim Süleymanoğlu’nun hayatını tiyatral bir şekilde canlandırdı. Çocuklarımızın haltere olan bakış açısını değiştiren, etkili bir aktivite oldu. İlk etapta özellikle halter sporuna erkek öğrencilerimiz ilgi gösterdi, kendilerinde cesaret bulamayan kız çocuklarımızı da bu sporu yapmaya teşvik ettik. Derken İstanbul’da kız-erkek takım halinde şampiyon olduk. Gençlik ve Spor Bakanlığı bünyesinde halter hocaları 1 tane öğrenci getirirken, ben beden eğitimi öğretmeni olarak müsabakaya 24 öğrenci götürmüştüm. Çocuklara sporu erken yaşlarda sevdirmek ve onları spor konusunda bilinçlendirmek adına çaba göstermekten hiçbir zaman imtina etmem.

“TÜM BEDEN EĞİTİMİ ÖĞRETMENLERİNİ HAREKETE GEÇİRMEK LAZIM”

Hazal BAŞARAN: Silivri’de az önem verildiğini düşündüğünüz spor dalları var mı?

İskender ÖZDEMİR: Hiçbir zaman eksik branş olmaz normalde. Halteri sporda ben geldim canlandırdım. Beden eğitimi öğretmenlerini Silivri’de biraz hareketlendirmek lazım. Aktif şekilde çalışan, çalıştıran 7-8 öğretmen var. Bu sayı 10’u geçmez. Tüm beden eğitim öğretmenlerini harekete geçirmek lazım. Spor adına görevli olanların öğrencileri sporla tanıştırmak, sevdirmek, yönlendirmek için daha aktif performanslar ortaya koyması lazım. İşini aşkla yapanları tenzih ediyorum…

“İLÇEMİZİ SPOR TESİSLERİ AÇISINDAN YETERLİ GÖRMÜYORUM”

Hazal BAŞARAN: İlçemizdeki spor tesislerini yeterli buluyor musunuz?

İskender ÖZDEMİR: Bir tane stadımız vardı (Silivri stadı), orası da yıkılacak. Geriye Alibey spor salonu kalıyor bir tane.  Bu yıkım durumu büyük bir ihtiyacı doğuracak. Bazı okulların spor salonu var. Normalde Milli Eğitim yönetmeliğine göre her salonu kullanabiliyoruz ama çeşitli sıkıntılarla karşı karşıya kalıyoruz bu anlamda da. Böyle olmamalı.

“BEDEN EĞİTİMİ ÖĞRETMENLERİNE BÜYÜK GÖREV DÜŞÜYOR”

Hazal BAŞARAN: Silivri’de sporun yaygınlaştırılması adına sizce neler yapılmalı?

İskender ÖZDEMİR: Dediğim gibi beden eğitimi öğretmenlerine çok büyük görev düşüyor bu noktada. Bakın bir okula gittim hareket kazandırdım, 450 öğrencimizi aktif lisanslı sporcu yaptık. “Dersime gireyim çıkayım” diye düşünmemek lazım. İnanın okulumda diğer 2 beden eğitimi öğretmeni arkadaşımla akşam 19.00’a kadar spor salonundan çıkmazdık biz. Her okulda yapıyorum ben bunu, öğrencilerimizin neredeyse %70’ini sporun içine alıyorum. Bizim işimiz tüm öğrencilerimizle diyaloğa geçmek, en yeteneklilerini kulüplere yönlendirmek. Benim temel prensibim tüm öğrencilerime dokunmak…

“SİLİVRİ’YE GELDİĞİMDE YÜZME HAVUZU OLMAMASINA ÇOK ŞAŞIRMIŞTIM”

Hazal BAŞARAN: Silivri Belediyesi’nin Yeni Mahalle’de yapımını sürdürdüğü bir yüzme havuzu projesi var. Bu projeyi nasıl değerlendiriyorsunuz?

İskender ÖZDEMİR: Sorunuz vesilesi ile bilmediğiniz bir yönümü daha paylaşmak isterim. Ben yüzme hocasıyım aynı zamanda. En büyük eksiklikti bu Silivri’de. Ben hatta Silivri’ye geldiğimde, “Ya nasıl yüzme havuzu olmaz koskoca Silivri’de?” diye çok şaşırmıştım. Arnavutköy’de 2 tane havuz vardı. “Esen İbak’ta havuz var” dediler baktım ufacık bir havuz. Burası maalesef profesyonel anlamda çalışmak için yetersiz. En büyük eksiğimiz giderildi diye düşünüyorum.

“KEŞKE TAM OLİMPİK OLSAYDI AMA HİÇ OLMAMASINDAN İYİ”

Keşke tam olimpik olsaydı ama hiç olmamasından çok daha iyi. Hiç olmayan bir ilçeye tam olimpik yapamazsın. Şu an için yeterli değil ama yeterli yani… Bunlar bir başlangıç belki ileride bir tane daha yapılır. Bu işler böyle yürüyor.



 

YORUMLAR

  • 1 Yorum